Avusturya’da öğrenciler yeni eğitim yılına yalnızca yeni dersler ve yeni öğretmenlerle değil, bir dizi yeni kural, yasak ve yaptırımla giriyor.
2026/27 eğitim yılının en çok tartışılan konusu ise hiç kuşkusuz 14 yaş altındaki kız öğrenciler için getirilen başörtüsü yasağı. Daha önce benzer bir düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması ve yeni yasaya karşı da hukuki girişimlerin açıklanması, tartışmanın okullar açıldıktan sonra da devam edeceğini gösteriyor.
Özellikle Müslüman aileler açısından yeni eğitim yılı, son günlerde siyasette ve medyada başörtüsü ile “siyasal İslam” üzerinden yürütülen yoğun tartışmaların gölgesinde başlıyor.
Başörtüsü yasağı yürürlüğe giriyor
Yeni düzenlemeyle okullarda 14 yaşına kadar kız öğrencilerin “İslami geleneklere göre başı örten” bir örtü kullanması yasaklanıyor.
Yasa okul binası ve okul alanını kapsıyor. Okul dışında gerçekleştirilen dersler ve bazı okul etkinlikleri için ise istisnalar öngörülüyor.
Yasağa uyulmaması halinde doğrudan para cezasına geçilmeyecek. Öncelikle okul içerisinde uyarı ve görüşme süreci işletilecek. İhlalin devam etmesi halinde süreç idari makamlara taşınabilecek.
Son aşamada velilere 800 avroya kadar idari para cezası uygulanabilecek. Üstelik ihlalin tekrarlanması durumunda yeniden ceza verilmesi mümkün olacak.
Daha önceki yasak Anayasa Mahkemesi’nden dönmüştü
Başörtüsü yasağının hukuki geleceği de şimdiden tartışılıyor.
Avusturya’da ilkokul öğrencilerini kapsayan benzer bir düzenleme 2020 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Mahkeme o dönemde düzenlemenin özellikle Müslüman kız öğrencileri hedef alması nedeniyle eşitlik ilkesi açısından sorunlu olduğuna hükmetmişti.
Yeni düzenlemeye karşı da hukuki itirazların yapılacağı şimdiden açıklandı. Dolayısıyla öğrenciler ve aileler, uygulanmaya başlayan bir düzenlemenin ilerleyen dönemde yeniden Anayasa Mahkemesi'nin önüne gidebileceği bir eğitim yılına giriyor.
Almanca desteğinde yıllardır eleştirilen sistem değişiyor
Yeni eğitim yılındaki değişikliklerin tamamı yasak ve cezalardan oluşmuyor.
2018/19 döneminde ÖVP-FPÖ hükümeti tarafından uygulamaya konulan ayrı Almanca destek sınıfları ve gruplarında önemli bir değişikliğe gidiliyor.
Bugüne kadar Almanca bilgisinin eğitim için yeterli olmadığı belirlenen öğrenciler, haftada 20 saate kadar kendi sınıflarından ayrılarak özel Almanca destek sınıflarında eğitim görebiliyordu.
Bu sistem başından beri eğitimciler ve bilim insanları tarafından eleştiriliyordu. Eleştirilerin merkezinde, çocukların diğer öğrencilerden ayrılmasının dışlanmaya yol açtığı ve Almanca öğrenimini beklenen ölçüde geliştirmediği görüşü bulunuyordu.
2026/27 eğitim yılından itibaren okullar Almanca desteğini nasıl organize edeceklerine kendileri karar verebilecek.
İlgili okulların yaklaşık yarısının şimdiden kendi Almanca destek programlarını hazırladığı belirtiliyor.
50 bin 800 öğrenci Almanca desteğine ihtiyaç duyuyor
Rakamlar konunun Avusturya eğitim sistemi açısından ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor.
2024/25 eğitim yılında ülke genelinde 50 bin 800 öğrenci Almanca dil desteğine ihtiyaç duyuyordu.
İlkokullarda Avusturya genelinde her on çocuktan birinden fazlası bu kapsamdayken, Viyana’da oran yaklaşık her beş öğrenciden bire ulaşıyor.
Velilere 800 avroya kadar başka cezalar da geliyor
Yeni eğitim yılında velilere yönelik yaptırımlar yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı değil.
Şiddet nedeniyle geçici olarak okuldan uzaklaştırılan öğrencilerin yeniden okula kazandırılması için yeni bir destek sistemi oluşturuluyor. Öğrencilere haftada 20 saate kadar eğitim ve sosyal pedagojik destek sağlanması öngörülüyor.
Velilerin bu süreçte sosyal pedagoglar veya çocuk ve gençlik hizmetleriyle iş birliği yapmayı reddetmeleri durumunda 800 avroya kadar idari para cezası gündeme gelebilecek.
Geçtiğimiz eğitim yılında Avusturya genelinde 2 bin 440 öğrencinin geçici olarak okuldan uzaklaştırıldığı belirtiliyor.
Okulu bırakma riski bulunan gençler için yapılacak zorunlu gelecek görüşmelerine velilerin katılmaması da yaptırımla sonuçlanabilecek.
Almanca desteğine ihtiyaç duyan öğrencilerin yaz tatilinin son iki haftasındaki zorunlu yaz okuluna gönderilmemesi halinde de ailelere yaptırım uygulanabilecek.
Dezavantajlı 400 okula ek personel
Yeni dönemde sosyal ve ekonomik açıdan daha zorlu koşullara sahip okullara ek destek de sağlanacak.
“Chancenbonus” adı verilen uygulama kapsamında, düşük gelirli veya göçmen kökenli ailelerden gelen öğrencilerin yoğun olduğu 400 ilkokul ve ortaokula ek personel verilecek.
Bu okulların yarısından fazlası Viyana’da bulunuyor.
Okullar ihtiyaçlarına göre ek öğretmenlerin yanı sıra okul psikolojisi, okul sosyal hizmetleri ve sosyal pedagoji alanlarında çalışan personelden yararlanabilecek.
İngilizce dersinde de değişiklik
İlkokul dördüncü sınıf öğrencileri yeni eğitim yılında İngilizce dersinden ilk kez not almaya başlayacak.
Geçtiğimiz yıl üçüncü sınıflarda başlayan uygulama böylece dördüncü sınıflara da genişletilmiş olacak.
Sözlü Matura sınavlarında da 2027 ana sınav döneminden itibaren yeni kurallar geçerli olacak. Öğrencinin yıl sonu notunun hesaba katılabilmesi için sözlü sınavda belirlenen asgari başarı düzeyine ulaşması gerekecek.
Yeni eğitim yılı tartışmaların gölgesinde
2026/27 eğitim yılı böylece Avusturya’da yalnızca pedagojik değişikliklerle değil, yasaklar, cezalar ve yoğun siyasi tartışmalarla başlıyor.
Bir tarafta Almanca desteğinde öğrencilerin ayrı sınıflara alınması zorunluluğunun kaldırılması gibi daha fazla okul özerkliği getiren adımlar bulunurken, diğer tarafta özellikle başörtüsü yasağı yeni bir hukuki ve toplumsal tartışmanın kapısını açıyor.
Yeni düzenlemelerin eğitim hayatına nasıl yansıyacağı, ailelerle okullar arasında nasıl uygulanacağı ve özellikle başörtüsü yasağının Anayasa Mahkemesi'nin denetiminden geçip geçemeyeceği, önümüzdeki dönemin en çok konuşulacak eğitim başlıkları arasında olacak.
