Dünyaya bir imtihan için geldik…
Yaşadığımız her olay, karşılaştığımız her insan ve taşıdığımız her duygu aslında hayatın bize sunduğu birer sınavdır. Önemli olan ise bu sınavlardan ne öğrendiğimiz ve yaşadıklarımızdan kendimize nasıl bir ders çıkarabildiğimizdir.
Hiçbir insanın hayatı kusursuz değildir. Herkes kendi içinde görünmeyen bir mücadele verir. Bu yüzden insanları yargılamadan önce durup düşünmek gerekir. Çünkü kimsenin gerçekten ne yaşadığını, hangi duygularla savaştığını tam anlamıyla bilemeyiz.
Senin basit gördüğün bir şey, bir başkası için ağır bir yük olabilir. Senin kolayca söylediğin bir söz, başka bir insanın içinde derin bir yara açabilir. Bu yüzden bazen en büyük iyilik; kırmadan konuşmak, incitmeden yaklaşmak ve yargılamadan dinleyebilmektir.
Kalpten edilen samimi bir dua ise bir insana verebileceğin en güzel hediyelerden biridir. Çünkü bazı yaraları ne sözler iyileştirir ne de zaman… Bazı yaralara sadece güzel bir kalp dokunabilir.
Hatasız bir kul yoktur. İnsan, yanlış yapabilen ama yaptığı yanlışlardan ders çıkarabildiği sürece olgunlaşan bir varlıktır. Allah da kullarına kusursuz olmalarını değil; hatalarını fark edip doğru yolu bulmalarını öğütler.
Yakınınızda, çevrenizde iyi gelebileceğiniz insanlar varsa; onlara samimiyetle yaklaşın. Bazen içten bir hâl hatır sormak, bazen yargılamadan dinlemek bile bir insanın yükünü hafifletebilir. Çünkü bu dünyada herkes biraz anlayışa, biraz merhamete ve biraz da güzel bir kalbe ihtiyaç duyar.
Belki de bu hayatta en önemli şey; biraz daha anlayışlı, biraz daha merhametli ve biraz daha insan kalabilmektir.
Dua ile,
Makbule YARAR (Altmışdört)

