USB-C'nin yaygınlaşmasıyla birlikte farklı kabloların ortadan kalkacağı ve tek bir bağlantı standardının yeterli olacağı düşünülüyordu. Ancak günümüzde durum beklenenden daha karmaşık hale geldi.
Aynı görünüme sahip iki USB-C kablosundan biri dizüstü bilgisayarı şarj ederken diğeri yeterli gücü sağlayamayabiliyor. Benzer şekilde USB-C bağlantısı bulunan her bilgisayarın bu giriş üzerinden görüntü aktarabilmesi de mümkün değil.
USB-A bağlantılarında ise girişin iç kısmında kullanılan renkler, teknik özellikler hakkında ilk ipucunu verebiliyor.
USB girişlerindeki renkler ne anlama geliyor?
USB bağlantılarında kullanılan renkler resmi ve tüm üreticilerin uymak zorunda olduğu kesin bir standart değil. Buna rağmen üreticilerin önemli bir bölümü benzer renk kodlarını kullanıyor.
Siyah veya beyaz USB: Genellikle eski USB 2.0 standardını ifade ediyor. Bu bağlantılarda veri aktarım hızı 480 Mbit/s seviyesine kadar çıkabiliyor. Bazı eski cihazlarda USB 1.0 bağlantıları da bu renklerde olabiliyor.
Mavi USB: Çoğunlukla USB 3.0, günümüzdeki adıyla USB 3.2 Gen 1 standardını gösteriyor. Bu bağlantılarda teorik veri aktarım hızı 5 Gbit/s'ye kadar ulaşabiliyor.
Turkuaz veya mavi-yeşil USB: Genellikle daha hızlı USB 3.1, günümüzdeki adıyla USB 3.2 Gen 2 standardına işaret ediyor. Bu standardın teorik hızı 10 Gbit/s'ye kadar çıkıyor.
Kırmızı, turuncu veya sarı USB: Bu renkler doğrudan belirli bir veri aktarım hızını göstermiyor. Çoğunlukla bilgisayar kapalıyken dahi elektrik sağlayan “Always-On” bağlantıları veya daha yüksek şarj gücü sunan girişleri belirtmek için kullanılıyor.
USB isimleri kafa karıştırıyor
USB standartlarında yıllar içerisinde yapılan isim değişiklikleri kullanıcıların işini daha da zorlaştırdı.
USB 3.0 olarak bilinen standart daha sonra USB 3.1 Gen 1, ardından USB 3.2 Gen 1 olarak adlandırıldı ve 5 Gbit/s'ye kadar hız sunuyor. USB 3.2 Gen 2 ise 10 Gbit/s'ye, USB 3.2 Gen 2x2 20 Gbit/s'ye kadar çıkabiliyor. USB4'te ise hız 40 Gbit/s'ye kadar ulaşabiliyor.
Bu nedenle bir ürünün teknik özelliklerinde yalnızca “USB 3.2” yazması, bağlantının ne kadar hızlı olduğunu anlamak için her zaman yeterli olmayabiliyor.
Her USB-C bağlantısı aynı değil
En fazla kafa karışıklığı ise USB-C'de yaşanıyor. USB-C aslında bağlantının fiziksel biçimini ifade ediyor. Aynı görünüme sahip bir USB-C girişinin arkasında USB 2.0, USB 3.2 veya Thunderbolt teknolojisi bulunabiliyor.
Power Delivery destekli USB-C bağlantıları uygun adaptör ve kabloyla 240 Watt'a kadar güç aktarabiliyor. DisplayPort veya HDMI destekli USB-C bağlantıları monitöre görüntü gönderebilirken, Thunderbolt 3 ve 4 bağlantıları 40 Gbit/s'ye kadar veri aktarımı sağlayabiliyor.
Bu nedenle özellikle dizüstü bilgisayar şarjı, yüksek hızlı veri aktarımı veya harici monitör bağlantısı için kablo satın alırken yalnızca USB-C biçimine bakmak yeterli değil.
Kablo alırken sadece renge bakmayın
USB girişlerindeki renkler kullanıcılar için yararlı bir ilk gösterge olsa da kesin ölçüt olarak kabul edilmemeli. Üreticilerin teknik özelliklerinde USB sürümü, veri aktarım hızı, Power Delivery ve Thunderbolt desteğinin ayrıca kontrol edilmesi gerekiyor.
Özellikle dizüstü bilgisayarı şarj etmek için kullanılacak USB-C kablonun Power Delivery desteğine ve cihazın ihtiyaç duyduğu güç seviyesine uygun olması gerekiyor.
