Değerli dostlar, son günlerde sanatçı Haluk Levent ve kurduğu ''Ahbap'' derneği hakkındaki iddiaları biliyorsunuz. 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen, merkez üssü Pazarcık (Kahramanmaraş) olan ve 11 ilimizi etkisi altına alan 7.7 şiddetindeki depremde 53 bin canımızı/vatandaşımızı kaybetmiştik. Bu depremde de gördük ki deprem öldürmez, çürük binalar öldürür gerçeği, ülkemizde bir kez daha gözler önüne serildi. Esas konumuza dönecek olursak; bu depremden hemen sonra depremi ve Türk milletinin vicdan duygularını sömürmek isteyenler aniden harekete geçti. Devletin Kızılay ve AFAD gibi tecrübeli kuruluşları varken birdenbire, geçmiş yaşantısı iyice araştırılmadan, az da olsa popüler bir sanatçı öncülüğünde Kızılay ve AFAD'a rakip olarak ''Ahbap'' derneğini kurdular.
Hatta günler geçtikçe Kızılay ve AFAD hakkında bazı olumsuz haberler de yayılmaya başladı. Hatta öyle ki, tam 158 yıldır yurt içerisinde ve yurt dışarısında insanlara hizmet eden Kızılay hastalarımıza ve hastanelerimize kan bulamaz oldu. Elbette ki her kurumun da insanlar gibi bazı eksik veya hatalı yanları olabilir, eleştirebiliriz de ama Kızılay ve AFAD yerden yere vuruldu. Devletimizin bu olmazsa olmaz 2 kuruluşu itibar kaybına uğratılıyordu. Sonuç ortada.! Allah göstermesin ama ülkemizin başına yine bir felaket gelse yine Kızılay ve AFAD'a muhtaç olmayacakmıyız? Deprem, sel, yangın ve diğer felaketlerde bize kim yardım edecek? Ahbapların, akrabaların bu kadar şişirilmesine, bağışlarımızın ve her şeyimizin gözü kapalı bu şahsa ve bu derneğe teslim edilmesine ne gerek vardı? Sonuç ortada!
Ancak, hırsızın suçu var da, ev sahibinin hiç mi suçu yok? Evinin kapısını, penceresini, lambasını (kanunlarını) açık bırakan, hırsızın iştahını kabartan, polisini, bekçisini, müfettişini iyi çalıştıramayan, halkının başına gelecekleri ve halkını bu tür olaylara karşı bilgilendirmeyen, dernekler kanunundaki açıkları kapatmayan, nasıl ve ne karşılığında şak diye para toplama yetkisi veren, böylece halkının soyulmasına fırsat veren, holdinglerde olduğu gibi halkının parasını kötü niyetli insanların soymasına yıllarca göz yuman ve daha nice nice sorular ve sorumluluklar içeren ev sahibinin hiç mi suçu yok?
Elbette ki bir kişi hakkındaki iddialar mahkeme tarafından kesinleşinceye kadar kişi masumdur ama öyle bile olsa bu iddialar mide bulandırmakta ve aşağıdaki soruları da beraberinde getirmektedir! Diğer masum ve dürüst çalışan derneklerimize çalışmalarında başarılar dilerken, fırsat bu fırsat Ahbap derneği ve onun gibi derneklerin ivedilikle kontrol edilmesini, kötü niyetlilerin derhal kapatılmasını, yurt içinde ve yurt dışında derneklerin para toplama işlerinin titizlikle ve zamanında kontrol ve takip edilmesini, derneğe gelen para ve diğer bağışların nerede ve nasıl kullanıldığının zamanında sık sık kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu vesile ile aşağıdaki iddia ve sorulara da yanıt aramaktayım:
1) Değişik tarihlerde 3 kez karşılıksız çek vermekten dolayı 3 kez hapis cezası almış bir kişiye dernek kurmak ve dernek başkanlığı yapmasına nasıl ve kim tarafından izin verilmiştir?
2) Dernek kurarken ve başkanlık yaparken adli sicil belgesi (savcılık belgesi) istenmiyor mu? Sabıkalı kişiler de dernek kurabiliyor ve yöneticilik yapabiliyor mu?
4) Ahbap derneğinin para toplamasına kim ve hangi makam izin vermiştir?
4) Dernek adına para toplamak bu kadar kolay mı? (hele hele bu kadar büyük miktarda)
5) Ahbap derneği hiç denetlenmiş midir? Denetlendiyse kimler denetlemiş ve denetleyenler nasıl bir sonuç raporu vermiştir.?
6) Bu kadar büyük bir para trafiği ve usulsüzlük varken harekete geçmek için neden bugüne kadar beklenmiştir?
7) Daha önceleri yurt dışındaki vatandaşlarımızı dolandıran holdinglerden ders alınması gerekirken Ahbap derneğinin topladığı paraların akıbeti hakkında neden önceden önlem alınmamıştır?
8. Derneğin verdiği zarar, hasar ve kaybedilen paralar nasıl geri karşılanacaktır? Derneğe bağışta bulunan kişi, şirket ve kurumlara ne cevap verilecektir?
9) Avrupa ülkelerinde böyle bir olayı yaşamak mümkün değildir. Hiç kimse böyle büyük bir organizasyona girişemez ve Avrupa devletleri buna izin de vermez. Avrupalı insan da böyle insanlara ve derneklere para vermez. Peki vatandaşlarımız Türkiye'deki dernek ve holdinglerin tuzağına neden bu kadar kolay düşmektedir? Devlet vatandaşlarımızın başına gelebilecekleri neden önceden bilgilendirmiyor?
10) Vatandaşlarımızın bu tür olaylara bir daha düşmemesi için devlet ne gibi önlemler alacaktır?
11) Derneğin hesaplarındaki paralar, diğer taşınır ve taşınmaz mallara bundan sonra ne gibi işlem yapılacaktır?
12) Haluk Levent bu işi tek başına mı yaptı, yoksa perde arkasında başka kişi yada kişiler de var mı?
13) Bu işten başka kimler nemalanmıştır, tespit edildiğinde açıklanacak mıdır?
14) Dernekler kanununda bu tür olaylara fırsat veren açık ve boşluklar kapatılacak mıdır?
15) Kızılay ve AFAD'ın yaptığı görevlerin aynısını (paralel) yapma yetkisini ve fırsatını Ahbap derneğine kim vermiştir.?
16) Vatandaş Ahbap derneğine yaptığı bağışın akibetini öğrenmek istemektedir, açıklanacak mıdır?
17) Belediyenin sokaktaki çukuru kapatması için illa ki o çukura birisinin düşmesi mi lazım.? Yani devlet önceden tedbir almalıydı. Biz devletimiz uyumadığı için rahat uyuduğumuzu sanıyorduk.!
Daha onlarca soru ve iddialar cevap beklemektedir.
Sevgi ve saygılarımla. 14.07.2026. mk.


