muammer.kelesoglu @ yahoo.com

Değerli dostlar. Son günlerde Amerika/İsrail ve İran arasında meydana gelen acımasız ve çirkin savaş, bana göre dünyamızda bugüne kadar meydana gelmiş ve geçmiş savaşların en kirlisi ve en ahlaksızca olanıdır. O kadar ki; İran'a karşı bu savaşı başlatanların aylar hatta yıllar öncesinden ''Epstein'' tezgahını planladıkları ve hazırladıkları anlaşılmaktadır. Çünkü dünyamızın tepesinde yeralan ve çoğu bir devlet yönetici olarak bildiğimiz bazı krallar, kraliçeler, prensler, prensesler, devlet başkanları, zengin iş insanları ve hiç tahmin etmediğimiz daha bir çok sapık insan ''Epstein'' dosyasının içerisinde ve bu savaşın arkasında yer almaktadır.

Çünkü onlar Epstein dosyası açılmasın, konuşulmasın, unutulsun ve kendi prestijleri kaybolmasın diye bu savaşın devam etmesine, çocukların, hamile kadınların, engelli ve yaşlıların atılan bombaların altında acımasızca öldürülmesine göz yummakta, hatta sponsor olmaktadır. Ben şahsen bütün dünyanın bildiği 'Epstein' olayını burada yazmaya ve anlatmaya utanıyorum. Bu savaş, İran'ın zengin petrol ve doğal gaz yataklarına göz koyanların, emperyalist küresel sermayenin, Venezuela'daki gibi 8-10 büyük Amerikan petrol şirketlerinin, İran'a 47 yıldır her türlü ambargoyu koyanların, İran halkını ezen ve aç bırakan, İran'ı zayıflatanların, İran'da bebeklere, çocuklara, hastalara ve yaşlılara acımayanların savaşıdır. Şahı gönderen de bunlardır, Humeyniyi ve Mollaları getiren de bunlardır. Şimdi ise mollaları göndermek, yönetime kendi adamlarını getirmek ve İran'ın petrolleri ve doğal gazlarını sömürmek isteyenler de yine bunlardır.! Peki, nasıl oluyor bu iş? Aynı bizdeki 12 Eylül 1980 askeri darbesini yapan generaller gibi.!!

Unutmayalım ki; Emperyalist Amerika ve küresel sermaye Libya, Irak, Suriye ve Venezuela'nın petrol ve doğal gazına el koydu ve bu ülkelerin başına da kendi atadığı adamları getirdi. Amerika bugün aynısını İran'da da uygulamak istemektedir. Amerika, İran halkını sevdiğinden ve mollaları göndermek istediğinden dolayı bu savaşı yapmıyor. Mollalar ve Molla rejimi de Amerika'nın zaten hiç de umurunda değildir. Mollaların baskı rejiminden bıkan bir kısım İran'lı ise farkında olmadan Amerika ve İsrail'i desteklemektedir. Ama unutmayalım ki İran çökerse Asya çöker, Amerika Çin'e komşu olur. Amerika, İran'ın da petrol ve doğal gazına el koyarsa bir taşla bir kuş sürüsü vurmuş olacak, yani böylece Afganistan ve Pakistan'ı da ele geçirip Çin'e komşu olacak, Çin'i karıştıracak ve Çin'in, Venezuela'da olduğu gibi İran'dan da petrol almasını engelleyerek ucuz üretim yapmasını, dünyadaki ticaret piyasasına hakim olmasını, ihracaat yapmasını engelleyerek rakibi olan Çin'i ekonomik yönden zayıflatmak istemektedir.

Bunları bilen ve tahmin eden Rusya, Çin ve Kuzey Kore bu savaşta İran'a her türlü desteği vermekte ve var gücüyle İran'ın arkasında durmaktadır. Ayrıca şu da bilinmelidir ki; İran'ı yöneten Mollalar belki birgün gider ama yarın Amerika İran'a girerse bir daha çıkmaz, yıllarca sömürür. Bunlara bir örnek verecek olursak; Libya'da Kaddafi, Irak'ta Saddam, Suriye'de Esad, Venezuela'da Maduro gitti ama bu ülkelerin hepsine Amerika yerleşti ve bu ülkelerin bilumum petrol, doğal gaz, yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynaklarına Amerika ve küresel sermaye el koymuş, başına da kendi adamlarını getirmiştir.

Amerika şimdi bu ülkelerin hepsini açık-açık sömürüyor. Amerika bu ülkeleri haraca bağladı ve hatta insanlar kendi ülkelerinde çıkan petrolün fiyatını bile kendileri koyamıyor. Çünkü bu ülkelerden çıkan, satılan ve yurt dışına ihraç edilen petrol ve doğal gazın parası ilk önce Amerika Merkez Bankasına gidiyor, Amerika savaş tazminatı olarak alacağı kadarını alıyor ve istediği kadarını da o ülkelere -sadaka- gönderir gibi gönderiyor. Hatırlarsanız Amerika güya bu ülkelere ya demokrasi getireceğini vaad etmiş, ya rejimlerini ve yöneticilerini değiştirmeyi vaad etmiş, ya da nükleer silahları var diye bahaneler bulmuştu. Hatta bu ülkelerde siyasi, dini ya da etnik karışıklıklar çkartarak milyonlarca insanı öldürdü ve bu insanların ülkelerinden kaçmalarına sebep olmuştu. Amerika bütün bunları o ülkeleri ve halklarını sevdiğini söyleyerek yapmış ve oyuna getirmiştir. İran'ın işini 4 günde bitireceğini, ele geçireceğini ve mollaları göndereceğini söyleyen Amerika'nın hesabı çarşıya uymamıştır.

Şu anda 23. gününde devam eden bu kirli, ahlaksızca ve vahşi savaşın bölgemizdeki Amerikan askeri üsleriyle dolu olan Arap ülkelerine de yayıldığı görülmektedir. Amerika İran savaşından umduğunu bulamamış, İran'ı ele geçirememiş, İran'ın Venezuela gibi kolay lokma olmadığını anlamıştır. İran, İranlılarındır ve İran hakkında İranlılar karar vermelidir. Amerika bu kez köşeye sıkışmış, savaşı kazanamayacağını anlamış ve Çin ve Avrupa Birliği ülkelerinden yardım istemeye başlamıştır. Fakat Amerika aylar önce Kanada'yı kendi ülkesine katacağını söylerek kızdırmış, sonra Danimarka'ya ait olan Grönland'ı kendisine bağlayacağını -hem de hakaret edercesine söylemiş Avrupa'ya vergileri artırmış, Avrupa Birliği ülkelerinin alaylı ve sert tepkisi ile karşılaşmıştır. Zaten uzun zamandır Ukrayna- Rusya savaşı ile başı belada olan Nato ve Avrupa Birliği ülkeleri dünyayı İsrail ile birlikte yönetmeye kalkan, istediği ülkeye operasyon yapan, devlet başkanlarını yatağından alıp kaçıran, İran savaşına da kendi başına karar veren Amerika işin içinden çıkamaz bir hale gelmiştir. Neden her savaşın altından Amerika çıkıyor.? Avrupa ülkeleri neden Amerika'nın her dediğini yapıyor ve peşinden gidiyor. Dünya artık buna bir son vermelidir. Gittikçe fakirleşen Avrupa Birliği ülkeleri Amerika'nın peşinden gitmeyi bırakmalıdır. Bugün AB ülkelerinde insanlar çöpten şişe toplayıp, geçinmeye çalışmaktadır. Amerika ve İsrail yüzünden dünya ekonomisi batıyor, işsizlik ve fakirlik artacak, sıkıntılar artacaktır.

Türkiye ise bu savaşa kesinlikle bulaşmamalı, oyuna ve tahriklere gelmemeli, İran savaşından dersler çıkartmalıdır. Dünyayı orman kanunları ile yönetmeye kalkanları tarih affetmeyecektir. Amerika'ya güven olmaz. Zelensky'i ortada bıraktığı gibi, başkalarını da ortada bırakıp, gidebilir. Ama bu bölge halkları ömür boyu bu topraklarda komşu olarak bir arada yaşamak zorundadır. Aslında dünyamızda gizli bir 3. dünya savaşı yaşıyoruz. Savaşlara son verilmelidir. Savaşa hayır.! Dünya İran'da atılan bombalarla öldürülen 168 ilkokul kız çocuklarını, yıllardır denizlerde boğularak can veren göçmenleri ve Aylan bebeği, kaçarken ayağına çelme takılan göçmenleri, Gazze, Filistin ve Lübnan'da bombaların altında ölen insanları, açlıktan ölen bebekleri, çocukları, hamile kadınları, engelli insanları unutmayacak ve ölen bu insanların çocukları ve torunları ileride bunların hepsinin hesabını bir bir soracaktır.

Bütün bunları görürken empati yapıyor ve kendi çocuklarım, torunlarım ve yakınlarım aklıma gelerek gözlerim yaşarıyor. Türkiye'de Avrupa'nın bakkalı, manavı ve ucuz iş gücü olmayı bir kenara bırakıp, güçlü olmalı, vatanımızı ve milletimizi korumak için maalesef görünen o ki daha fazla savunma malzemelerine yatırım yapmalı, Türkiye dosta güven, düşmana korku vermelidir. Haritada görüldüğü gibi etrafımız savaşlarla doludur. Türkiye ve Türk milleti güçlüdür. Yeter ki kendi gücümüzün farkında olalım ve yeter ki 86 milyon insanımızla kendimize güvenelim, akıllı olalım, 86 milyon birlik olalım, birbirimizi sevelim.! ''Son söz: 7 düvele karşı Kurtuluş savaşını Nato'yla mı yaptık, Amerika mı yardım etti.?, Biz bize yeteriz.!!''

Sevgi ve saygılarımla.

Viyana. 22.03.2026. mk.