Avusturya hükümetinin iklim, su kaynakları ve büyük inşaat projelerine ilişkin hazırladığı yeni düzenlemeler tartışma yarattı. Çevre örgütü Greenpeace, hükümeti iklim hedeflerinde somut adımlar atmamakla ve çevreyle ilgili kararlarda vatandaşların söz hakkını zayıflatmakla suçladı.
Avusturya’da hükümetin hazırladığı yeni iklim ve çevre düzenlemeleri, çevre örgütü Greenpeace’in sert eleştirilerine hedef oldu.
28 Ekim Çarşamba günü yasa tasarılarına ilişkin görüş bildirme süresinin sona ermesi üzerine açıklama yapan Greenpeace, üç önemli düzenlemede ciddi eksiklikler bulunduğunu savundu.
Eleştirilerin odağında Başbakan Christian Stocker (ÖVP), Başbakan Yardımcısı Andreas Babler (SPÖ) ve Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger’in (NEOS) temsil ettiği koalisyon hükümeti bulunuyor.
2040 İklim Hedefi Kâğıt Üzerinde mi Kalacak?
Avusturya hükümeti, ülkenin 2040 yılına kadar iklim açısından nötr hâle gelmesi hedefini koruyor.
Ancak Greenpeace’e göre hazırlanan iklim yasası, bu hedefe nasıl ulaşılacağını yeterince açıklamıyor.
Özellikle 2030 sonrasına ilişkin bağlayıcı hedeflerin ve ekonomik sektörlere yönelik somut yükümlülüklerin eksik olduğu belirtiliyor.
Hükümetin ayrıntılı iklim yol haritasını ancak 2027 yılı sonunda hazırlamayı planlaması da eleştiriliyor.
Greenpeace İklim ve Enerji Uzmanı Jasmin Duregger, hükümetin iklim yasasıyla kamuoyuna gerçeği tam olarak yansıtmayan bir düzenleme sunduğunu savundu.
Örgüt ayrıca, ekonomik koşullara bağlı olarak 2040 hedefinin esnetilebilmesine imkân verebileceğini düşündüğü hükümlerden endişe duyuyor.
Büyük İnşaat Projelerinde Vatandaşların Söz Hakkı Azalabilir
Tartışmaların ikinci önemli başlığını Çevresel Etki Değerlendirmesi (Umweltverträglichkeitsprüfung – UVP) oluşturuyor.
Bu süreç, büyük inşaat ve altyapı projelerinin insan sağlığına, doğaya ve çevreye olası etkilerinin incelenmesini sağlıyor.
Greenpeace, hükümetin planladığı değişikliklerin vatandaşların ve çevre kuruluşlarının karar süreçlerine katılımını zorlaştırabileceğini öne sürüyor.
Örgüte göre yeni bürokratik engeller, çevreyle ilgili kararlarda demokratik denetimi zayıflatabilir.
Greenpeace ayrıca bazı düzenlemelerin uluslararası yükümlülüklerle çelişebileceğini iddia ediyor. Ancak bu konuda henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.
Veri Merkezlerine Özel Düzenleme Tartışılıyor
Yeni düzenlemelerde dikkat çeken konulardan biri de büyük veri merkezleri.
Tasarıda, veri merkezlerinin elektrik gücü bakımından 100 megavatlık bir eşik öngörülüyor.
Greenpeace, bu sınırın çok yüksek olduğunu ve birçok veri merkezinin yalnızca bu ölçüt nedeniyle çevresel etki değerlendirmesi kapsamına girmeyebileceğini savunuyor.
Örgüt, 100 megavatlık gücün yaklaşık 250 bin haneli Salzburg eyaletinin toplam elektrik ihtiyacına karşılık geldiğini belirtiyor.
Bu nedenle daha küçük veri merkezlerinin çevresel etkilerinin de yeterince denetlenmesini istiyor.
Su Kaynaklarının Korunmasında 2032 Eleştirisi
Üçüncü tartışma konusu ise Avusturya’nın su kaynaklarının korunması.
Hükümet, sanayi kuruluşları başta olmak üzere çeşitli kullanıcıların ne kadar su çektiğinin kayıt altına alınmasını sağlayacak bir sistem oluşturmayı planlıyor.
Greenpeace, su kullanımının daha şeffaf biçimde izlenmesini sağlayacak bu adımı olumlu karşılıyor.
Ancak sistemin tamamen faaliyete geçmesinin 2032 yılına kadar uzanacak olması eleştiriliyor.
Örgüte göre artan kuraklık riski ve su kaynakları üzerindeki baskı dikkate alındığında altı yıl beklemek çok uzun.
Jasmin Duregger, hükümetin su kayıt sistemi konusunda doğru yönde ilerlediğini ancak bunun son derece yavaş gerçekleştiğini ifade etti.
Hükümetten Üç Temel Talep
Greenpeace, hükümetten 2040 yılına kadar bağlayıcı iklim hedeflerinin belirlenmesini, çevresel etki değerlendirmelerinde vatandaşların katılım haklarının korunmasını ve su kullanımını izleme sisteminin daha erken hayata geçirilmesini istiyor.
Örgüt ayrıca karbondioksitin yakalanıp yer altında depolanmasına yönelik yasağın kaldırılması planına da karşı çıkıyor. Greenpeace, bu teknolojinin maliyetli olduğunu ve daha etkili iklim önlemlerinden dikkatleri uzaklaştırabileceğini savunuyor.
Son Karar Henüz Verilmedi
Söz konusu düzenlemeler henüz yasalaşmış değil. Bu nedenle hükümetin tasarılar üzerinde değişiklik yapma imkânı bulunuyor.
Greenpeace’in eleştirileri, çevre örgütünün yasa tasarılarına ilişkin değerlendirmelerini yansıtıyor. Düzenlemelerin gerçek etkileri ise kabul edilecek nihai metinlere ve uygulamaya bağlı olacak.
Avusturya’da tartışmanın merkezinde yalnızca iklim hedefleri değil, ekonomik yatırımlarla çevrenin korunması arasında nasıl bir denge kurulacağı ve vatandaşların bu kararlarda ne kadar söz sahibi olacağı da bulunuyor.
