Avusturya’da “Siyasal İslam” tartışmasının yeni raundunda bu kez IGGÖ doğrudan söz aldı. Entegrasyon ve Kült İşleri Bakanı Claudia Bauer’in “Siyasal İslam” ve Müslüman Kardeşler’in yasaklanmasına yönelik bir düzenleme hazırlayacağını açıklamasının ardından Avusturya İslam Cemaati kapsamlı bir açıklama yayımladı.

IGGÖ, aşırılıkçılığa karşı tutumunun tartışmaya açık olmadığını belirtirken, özellikle bütün bir dini topluluğun “Siyasal İslam” kavramı üzerinden genel şüphe altında bırakılmasına karşı çıktı.

“Aşırılığın hiçbir türüne yer yok”

IGGÖ, dinin siyasi ve aşırılıkçı amaçlarla kullanılmasını açık biçimde reddetti.

Açıklamada demokratik hukuk devletinin reddedilmesinin ve kız çocukları ile kadınların özgürlüğüne karşı çıkan ideolojilerin ne IGGÖ içerisinde ne de Avusturya toplumunda yeri olduğu vurgulandı.

IGGÖ Başkanı Ümit Vural, cemaatin 110 yılı aşkın Avusturya geçmişine dikkat çekerek, anayasa ve hukuk devletine bağlılıklarının tartışmasız olduğunu ifade etti.

“Yasak getirilecekse neyin yasaklandığı açıkça tanımlanmalı”

IGGÖ'nün temel itirazı aşırılıkçılıkla mücadeleye değil, kullanılacak kavramların kapsamına yönelik.

Vural, yeni bir yasak çıkarılacaksa hangi somut aşırılıkçı davranışların ve hangi yapıların hedef alındığının hukuken açık biçimde belirlenmesi gerektiğini savundu.

IGGÖ’ye göre düzenleme gerçekten aşırılıkçılığı hedef almalı; normal dini yaşamı veya bütün bir dini topluluğu genel şüphe altında bırakmamalı.

Vural ayrıca meşru dini uygulamalarla gerçekten anayasa karşıtı faaliyetlerin birbirinden ayrılmasının bir iyi niyet meselesi değil, hukuk devletinin gereği olduğunu vurguladı.

Bauer’e “ölçülülük” mesajı

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri doğrudan Claudia Bauer’in bakanlık sorumluluğuna yönelik eleştiri oldu.

IGGÖ, Bauer’in yalnızca entegrasyondan değil, aynı zamanda dini cemaatlerle devlet arasındaki ilişkilerden sorumlu Kült İşleri Bakanı olduğuna dikkat çekti.

Bu görevin devlet ile dini topluluklar arasındaki kurumsal diyaloğu koruma sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini belirten IGGÖ, bu nedenle bakandan ölçülü bir yaklaşım beklendiğini ifade etti.

IGGÖ açıklamasında mevcut tartışmada tam da bu ölçülülüğün eksik olduğu görüşünü dile getirdi.

“Biz Avusturya devletinin yerleşik ortağıyız”

IGGÖ, Avusturya devleti tarafından yasal olarak tanınmış bir dini topluluk olduğunu özellikle hatırlattı.

Cemaat; okullardaki din dersleri, hastane, ordu ve cezaevlerindeki manevi destek hizmetlerinin yanı sıra aşırılığın önlenmesi konusunda da uzun yıllardır çalışma yürüttüğünü belirtti.

Vural’a göre devlet ile IGGÖ arasındaki bu iş birliğinin güçlendirilmesi gerekirken, sürekli tekrarlanan “Siyasal İslam” tartışmaları üzerinden sorgulanması ters etki yaratıyor.

“Gerçek tehlikelerle kararlılıkla mücadele edilmeli”

IGGÖ açıklamasında aşırılıkçılıkla mücadele konusunda devlete açık destek de verdi.

Cemaat, devletin gerçek tehditlere karşı kararlı biçimde hareket etmesi gerektiğini ancak aynı zamanda aşırılıkçılık ile meşru din özgürlüğü arasındaki ayrımı korumasının şart olduğunu belirtti.

IGGÖ’ye göre bu ayrım yalnızca Avusturya'da yaşayan Müslümanların değil, hukuk devletinin tamamının yararına.

IGGÖ doğrudan görüşme istedi

IGGÖ, tartışmanın medya üzerinden karşılıklı açıklamalarla sürdürülmesi yerine federal hükümetle doğrudan görüşmeye hazır olduğunu da duyurdu.

Cemaat, hükümete “yapıcı, eleştirel ve güvene dayalı” diyalog teklifini yineleyerek Müslüman toplumuyla doğrudan görüşme yapılması çağrısında bulundu.

Amaçlarının hem hukuk devleti açısından sağlam hem de toplumdaki gerilimi azaltabilecek bir çözüm bulmak olduğu ifade edildi.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.