Avrupa Birliği’nin gelecek döneme ilişkin bütçe planları, Birliğe aldığından daha fazla para ödeyen ülkelerin tepkisini çekiyor. Avusturya Başbakanı Christian Stocker, Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen görüşmelerde AB bütçesindeki büyük artışa karşı çıktı.
Avusturya’nın yanı sıra Almanya, Danimarka ve Finlandiya hükümet başkanları, mevcut bütçe teklifinde önemli değişikliklere ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Stocker: En kötü ihtimal görüşmelerin gelecek yıl devam etmesi
Stocker’a, bütçe görüşmelerinin yıl sonuna kadar tamamlanamaması halinde ne olacağı da soruldu.
Avusturya Başbakanı, en kötü senaryonun müzakerelerin gelecek yıl devam etmesi olduğunu, en iyi senaryonun ise anlaşmanın bu yıl içerisinde sağlanması olduğunu söyledi.
Stocker’a göre anlaşmaya varılabilmesi için öncelikle bütçenin toplam hacminin belirgin şekilde azaltılması ve paranın hangi alanlara harcanacağı konusunda daha net öncelikler belirlenmesi gerekiyor.
“600-700 milyar Euro’luk fark açıklanamaz”
Stocker, mevcut AB bütçesiyle planlanan yeni bütçe arasında 600 ila 700 milyar Euro’dan fazla fark bulunduğuna dikkat çekti.
Planlanan bütçenin yaklaşık 2 trilyon Euro’ya ulaşacağını belirten Stocker, bu büyüklükteki artışın yalnızca AB’nin üstlendiği yeni görevlerle açıklanamayacağını savundu.
Avusturya dahil üye ülkelerin kendi bütçelerinde tasarruf yapmak, harcamaları daha verimli hale getirmek ve bazı alanlarda kesintiye gitmek zorunda kaldığını belirten Stocker, aynı yaklaşımın Avrupa Birliği için de geçerli olması gerektiğini söyledi.
“Avusturya Brüksel’in bankamatiği değil”
Stocker’ın eleştirdiği konulardan biri de Brüksel’deki idari yapının büyütülmesi oldu.
AB kurumlarında 2 bin 500 yeni kadro oluşturulmasının planlanmasına tepki gösteren Stocker, Avusturya ve birçok ülkenin kendi kamu yönetimlerinde kadroları azaltmaya çalıştığı bir dönemde Brüksel’de yeni kadrolar açılmasının anlaşılabilir olmadığını belirtti.
Stocker bu noktada mesajını net şekilde verdi:
“Net ödeme yapan ülkeler AB’nin bankamatiği değildir.”
Avusturya, Almanya, Danimarka ve Finlandiya’nın oluşturduğu gruba Hollanda ve İsveç’in de katıldığı belirtilirken, bu ülkelerin birlikte AB’nin toplam finansmanının yaklaşık yüzde 40’ını sağladığı ifade edildi. Stocker, bunun söz konusu ülkelerin sorumluluktan kaçmadığını gösterdiğini, ancak sorunların yalnızca daha fazla para harcanarak çözülemeyeceğini savundu.
Almanya da yüzde 60’lık artışa karşı
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ülkelerin cimri davranmadığını ancak AB bütçesinin yaklaşık yüzde 60 artırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ise bütçedeki önceliklerin yeniden belirlenmesi gerektiğini savundu. Avrupa’nın güvenliği, sınır kontrolleri ve göç politikasının öncelikli alanlar arasında bulunması gerektiğini belirtti.
Avusturya çiftçileri için de uyarı
Stocker ayrıca Avusturya tarım sektörünün çıkarlarının korunması gerektiğine dikkat çekti.
AB bütçesinin toplam hacmi büyütülecekse Avusturyalı çiftçilere ayrılan kaynağın azaltılmasını kabul etmeyeceklerini belirten Stocker, bütçenin yalnızca büyüklüğünün değil, nasıl yapılandırıldığının da önemli olduğunu vurguladı.
