Sonbahar kapıda, sıcaklıklar hızla düşüyor. Evlerdeki serinlik artık hissedilir hale gelirken, yüksek enerji fiyatları nedeniyle birçok kişi kaloriferleri açmakta tereddüt ediyor. Ancak uzmanlara göre, ısınmayı çok geciktirmek sağlık ve yapı güvenliği açısından ciddi riskler doğurabiliyor.
Isıtma dönemi: Resmi tarih yok, ama genel kural belli
Almanya’da (ve benzer şekilde Avusturya’da da) ısıtma dönemi için yasal bir başlangıç tarihi bulunmuyor. Ancak Berlin Kiracılar Derneği, Ekim başından Nisan sonuna kadar olan süreci "ısıtma dönemi" olarak kabul ediyor.
Bazı kira sözleşmelerinde bu dönem 15 Eylül - 15 Mayıs arasında olarak da belirtiliyor.
Yine de, ısınmayı ne zaman başlatacağınız bireysel koşullara ve konutun yalıtımına bağlı.
Eski, kötü yalıtılmış binalarda ısı kaybı çok daha hızlı yaşandığı için, uzmanlar hava sıcaklığı 15 °C’nin altına düştüğünde ısınmanın başlatılmasını öneriyor.
İç ortam sıcaklığı 20 derecenin altına düşerse dikkat
Kişisel konfor seviyesi farklı olsa da, oda sıcaklığının 20°C’nin altına inmesi uzmanlara göre bir sınır noktası.
Özellikle yaşlılar, çocuklar ve hassas kişiler için bu sıcaklıkların altı sağlık açısından riskli olabilir.
İyi yalıtılmış modern evlerde bu sınır biraz daha aşağıya çekilebilir, ancak uzun süreli soğuk ortamlarda küf ve nem riski hızla artar.
Isıtmayı kapatmanın tehlikeleri
Isıtmanın tamamen kapatılması yalnızca konforu değil, aynı zamanda binanın yapısal bütünlüğünü de etkiler.
Soğuyan duvarlarda hava nemi yoğunlaşarak küf oluşumuna yol açabilir.
Uzun süre ısıtılmayan evlerde borulardaki su donabilir — bu durumda borular patlayabilir ve ciddi su hasarları oluşabilir.
Uzmanlar, özellikle boş kalan konutlarda dahi asgari bir ısı seviyesinin korunması gerektiğini vurguluyor.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
