Avrupa Birliği’nin kolluk kuvvetleri kurumu Europol, sanat eseri ve değerli eşya hırsızlıklarında dikkat çekici bir değişim yaşandığını açıkladı.
Yeni rapora göre suçlular, geçmişteki sessiz ve planlı hırsızlık yöntemlerinin yerine giderek daha fazla şiddet içeren ve doğrudan saldırılara yöneliyor.
Hedeflerin başında ise altın, mücevher, değerli metaller ve kültürel eserler geliyor.
Altın fiyatlarındaki artış hırsızların iştahını kabarttı
Europol’a göre son iki yılda altın fiyatlarının yaklaşık yüzde 85 yükselmesi, altından yapılmış tarihi ve değerli eşyaları suçlular açısından daha cazip hale getirdi.
Altın külçeleri ve parçalarının yanı sıra tarihi sikkeler ve mücevherler de hedef alınıyor.
Bunun önemli nedenlerinden biri, değerli metallerin eritilerek orijinal biçimlerinin ortadan kaldırılabilmesi. Mücevherlerdeki değerli taşlar da sökülerek ayrı ayrı satılabiliyor.
Bu durum çalınan eşyaların izinin sürülmesini zorlaştırıyor.
Hırsızlık yöntemleri daha sert hale geldi
Europol raporunda suçluların müze, galeri ve vitrinlere girmek için balyoz, balta ve levye gibi araçlar kullandığı, bazı olaylarda ise patlayıcı maddelere başvurulduğu belirtiliyor.
Geçmişte profesyonel sanat hırsızlığı grupları daha çok gizlilik, aldatma ve uzmanlık gerektiren yöntemler kullanıyordu.
Yeni suç yapılanmalarında ise bu durum değişmeye başladı.
Suçlular sosyal medyadan bulunuyor
Rapordaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri de suç gruplarının yapısındaki değişim.
Europol’a göre uzmanlaşmış ve hiyerarşik çetelerin yerini bazı vakalarda belirli bir soygun için bir araya getirilen fırsatçı suçlular alıyor.
Bu kişilerin sosyal medya üzerinden bulunabildiği ve belirli suçları gerçekleştirmek üzere geçici gruplar oluşturabildiği belirtiliyor.
Europol bu modeli, suç işlemek için hizmet ve insan gücü sağlanması anlamında kullanılan “Crime-as-a-Service” anlayışıyla ilişkilendiriyor.
Milyonlarca Euro’luk eserler hedefte
Europol, son dönemde Avrupa'da yaşanan büyük çaplı müze ve değerli eşya soygunlarını bu değişimin örnekleri arasında gösteriyor.
Raporda, saldırganların güvenlik görevlileri ve ziyaretçileri tehdit ettiği olayların yanı sıra patlayıcı kullanılarak gerçekleştirilen tarihi altın eser hırsızlıklarına da dikkat çekiliyor.
Antik Çin porselenlerine de ilgi arttı
Hırsızların hedefinde yalnızca altın ve mücevher bulunmuyor.
Europol, antik Çin porselenlerinin çalındığı vakalarda da artış tespit edildiğini açıkladı.
Özellikle Ming Hanedanlığı dönemine ait vazolar ve benzeri tarihi eserlerin koleksiyon piyasasında yüksek talep görmesi, bu eserleri suçlular açısından cazip hale getiriyor.
Europol’un değerlendirmesine göre Avrupa’daki sanat ve kültür varlığı hırsızlığı artık yalnızca uzman sanat hırsızlarının faaliyet gösterdiği bir suç alanı olmaktan çıkıyor. Yüksek kazanç peşindeki daha gevşek örgütlenmiş gruplar ve artan şiddet kullanımı, müzeler ile kültürel mirasın korunmasını daha da zorlaştırıyor.
