Alman yargısı Neo-Nazi terör çetesi NSU davasında, duruşmayı takip etmek isteyen salona Türk Büyükelçisi ve basınına izin vermiyor.
Alman hükümeti, konu ile ilgili; "Yargı bağımsızlığına saygı gösterilmeli" açıklamasını yaptı.
Almanya’da sekizi Türk 10 kişiyi öldüren Neo-Nazi terör çetesi NSU (Nasyonal Sosyalist Yeraltı) davasında Türk basınına yer verilmemesinin sebep olduğu deprem, giderek büyüyor.
17 Nisan’da başlayacak duruşma için Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nin (OLG) Türk basınına yer vermemesi üzerine Alman basını yerini Hürriyet’e vermek için sıraya girdi.
Başta Bild Gazetesi, Radio Arabella olmak üzere davaya akredite edilen serbest gazeteciler de yerini Hürriyet’e vermek istediklerini açıkladı.
Ancak davaya bakacak olan Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, bunu kabul etmeyeceğini, akredite olan gazetecilerin yerlerini başkalarına bırakamayacağını açıkladı.
Alman mahkemesi, 17 Nisan’da başlayacak NSU’dan Beate Zschaepe ile dört kişinin yargılanacağı mahkeme salonunda 50 basın temsilcisine yer vereceğini açıklamıştı. Listenin alınmaya başlandığı gün başvuran ve 68’nci sırada olduğu söylenen Hürriyet dahil, Türk basınından kimsenin içeri alınmamasına karar verilmişti.
Mahkeme ilk başvuruyu yapan 50 temsilcinin alınması kuralının benimsediğini açıklamıştı.
HÜKÜMET: YARGI BAĞIMSIZDIR
Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Başbakan Merkel’in NSU seri cinayetlerinin şeffaf ve detaylı bir şekilde aydınlatılmasını istediğini ancak, yargının bağımsızlığından yana olduğunu belirtti.
Seibert, "Yargının bağımsızlığına saygı duyulması gerekir" dedi. Dışışleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer, duruşmanın Türk kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini belirtirken, Türk medyasının davayla ilgili haber vermesine imkan tanınmasının doğru olacağını söyledi.
Schaefer, bunun nasıl olacağına mahkemenin karar vermesi gerektiğini belirtti.
TÜRK BASINI YOKSA BU DAVA GÖRÜLEMEZ
NSU’nun yargılanacağı mahkemeye Türk basınını alınmayacak olmasına, Alman medyasından tepkiler artarak devam etti. Mahkemeyi yerden yere vuran Alman medyası, "Kararını geri al" çağrısı yaptı.
ZDF: Öldürülen kurbanların sekizi Türk. Ancak Türk basını yok. Bu tür bir yaklaşımla Alman adaletine güven kazandırmak mümkün değil.
ARD: Hürriyet’e yerini veren Bild’e ret. Mahkeme Türk basınına duruşmada yer vermiyor. Bild Gazetesi’nin kendi yerine Hürriyet’e vermesini de mahkeme reddetti. Türk gazetelerinin mahkemeye alınmaması büyük tartışma başlattı.
Bild: Skandal. Sekiz Türk kurbanı var ancak Türk basınına duruşmalarda yer yok. Mahkeme 50 basın kuruluşuna yer ayırdı. Bunlar içinde Türk basını bulunmuyor. Bild, büyük Türk gazetesi Hürriyet’e yardım etmek istiyor. Bild mahkemede yerini Hürriyet’e bırakmaya hazır. Ancak mahkeme reddetti.
Süddeutschezeitung: Mahkemeye öfke büyüyor. Herkes mahkemenin kararını düzeltmesini bekliyor.
AVRUPA BİRLİĞİ'NDEN FARKLI AÇIKLAMA GELMİŞTİ
Türkiye'de görülen Can Dündar davasına çeşitli Avrupa ülkelerinden Başkonsoloslar katılımış ve yargılanan Can Dündar'a destek açıklamalrı yapmışlardı.
Başkonsolosların davaya katılmasına, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sert bir şekilde tepki göstermişti.
Erdoğan'ın sert bir şekilde tepki gösterdiği Başkonsoloslara Avrupa Birliği sahip çıkarak; "AB diplomatları, dünya genelindeki duruşmalara düzenli olarak gözlemci sıfatıyla katılırlar. Özellikle de AB'ye aday ülkelerdeki duruşmalara" açıklamasını yapmış ve "Dolayısıyla bu onların, en yüksek demokratik standartlara bağlı bir ülke olan Türkiye'deki düzenli işlerinin bir parçası. Bu görev, Avrupa standartlarına uygun olarak yerine getiriliyor" ifadesini kullanmıştı.
Diplomatların davaları takip edebileceği konusunda açıklama yapan Avrupa Birliği'nin, NSU davasına Türk Büyükelçinin ve Türk basınının davaya alınmaması konusunda sessiz kalması Avrupa ikiyüzlülüğü olarak algılandı.
