Yaklaşan Viyana seçimlerinde yaklaşık 264.000 seçmenin yurt dışında doğduğu tahmin ediliyor. Ancak göçmen kökenli kişilerin oy tercihleri tek tip değil, kişisel yaşam koşulları ve beklentilere göre farklılık gösteriyor.
Göçmen kökenli seçmenlerin siyasi yönelimleri, tıpkı diğer seçmenlerde olduğu gibi zamanla değişkenlik gösterebiliyor. Evrim Ersan Akkilic’in ifadesine göre, Avusturya toplumunun giderek “göç sonrası toplum” haline gelmesiyle bu çeşitlilik daha da belirginleşiyor.
Yarısı göçmen kökenli
2024 yılı boyunca Viyana’da 16 yaş üzeri ve Avusturya vatandaşlığı bulunan 264.600 kişinin ebeveynleri yurt dışında doğmuştu. Foresight Enstitüsü’nün verilerine göre, ülke içindeki göç de dahil edildiğinde yaklaşık 500.000 seçmenin göçmenlik geçmişi bulunuyor – bu da toplam seçmenlerin neredeyse yarısı anlamına geliyor.
Çalışma hayatı ve eğitim öncelikli konular
2020 Viyana seçimlerinde göçmen kökenli seçmenlerin yüzde 49’u SPÖ’ye oy verirken, Yeşiller ve ÖVP yüzde 15, NEOS yüzde 7, FPÖ ise yüzde 4 oy almıştı. O dönem için belirleyici konular iş güvencesi, ekonomi, eğitim ve çocuk bakımıydı. Bu temaların hâlâ etkisini sürdürdüğü belirtiliyor.
“İş insanı farklı, yalnız anne farklı düşünür”
Akkilic’e göre, göçmen toplulukların ilgi alanları zamanla değiştiği için, artık tüm göçmenlerin sol partilere oy vereceği varsayımı geçerli değil: “Bir iş insanı için bürokrasi ve vergiler ön plandayken, yalnız bir anne için çocuk bakımı ya da konut daha önemlidir.” Bu farklılıkların oy tercihlerine de yansıdığı görülüyor.
İyi entegre olanlar, entegre olmayanlardan rahatsız
Topluma uyum sağlamış bireylerin, kurallara uymayan ya da suçla ilişkilendirilen diğer göçmenlerden rahatsızlık duyduğunu vurgulayan Akkilic, bu durumun bazı partiler için stratejik bir fırsata dönüştüğünü belirtiyor. FPÖ’nün özellikle Türk kökenli topluluklara yönelik hedefli kampanyalar yürüttüğünü ve bu kesimdeki muhafazakâr değerleri ön plana çıkardığını ifade ediyor.
FPÖ, muhafazakâr göçmenlerle bağ kuruyor
FPÖ’nün geçmişte İslam karşıtı söylemleriyle bilindiğini hatırlatan Akkilic, “Bugün ise ‘çalışkan ve dürüst göçmenlerin’ haklarını savunduğunu söyleyen bir FPÖ var” diyor. Türk medyasında FPÖ, suçla mücadele eden, toplum düzenine önem veren bir parti olarak tanıtılıyor. FPÖ bu yolla, “iyi Müslümanlar ve kötü Müslümanlar” ayrımı yaparak seçmen kazanmaya çalışıyor.
SPÖ, değişen seçmen profilini kaçırdı
Geçmişte Türk topluluğu ile güçlü bir bağı olan SPÖ’nün, yeni kuşakların farklılaşan taleplerine cevap vermekte zorlandığı belirtiliyor. Akkilic, bu değişime uyum sağlanmadığı takdirde SPÖ’nün göçmen topluluklar üzerindeki etkisini kaybedebileceği uyarısında bulunuyor.
“Kimlik siyaseti değil, ihtiyaç siyaseti”
Akkilic, politikaların yalnızca ideolojilere dayanmaması gerektiğini; göçmenlerin gerçek yaşam koşullarına, ekonomik zorluklarına, sosyal uyum süreçlerine odaklanılması gerektiğini vurguluyor. “Entegre olmak isteyenlerle ötekileştirilenler aynı kefeye konmamalı,” diyerek daha gerçekçi ve çok katmanlı bir politika çağrısı yapıyor.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
