Değerli dostlar.
Yazıma küçük bir fıkra ile başlamak istiyorum. Bildiğiniz gibi bir rivayete göre İtalyan asıllı ünlü fizikçi Galileo tarihte ilk defa 'Dünyanın Güneş etrafında döndüğünü' iddia ettiği için hakim karşısına çıkartılır. Hakim o'na iddiasından vazgeçtiği takdirde affedileceğini söyler. Galileo ise mahkemedeki hakime ünlü cevabını verir. '' Hakim bey, ben dünya dönmüyor desem bile o dönüyor''der. İşte vicdanlı ve merhameti olan insanlar da haykırıyor ''İsrail, Amerika ve diğer emperyalist devletlerin desteği ile Gazze'de masum insanları öldürüyor, katliam ve soykırım yapıyor.'' diyor ve doğruyu söylüyor. Bu nedenle İsrail'in Gazze'deki Filistin halkını acımasızca bombalaması vicdanı ve merhameti olan, taraflı ve tarafsız herkes tarafından lanetlenmektedir. Çünkü İsrail'in, binlerce masum bebek, çocuk, kadın, erkek, yaşlı, hasta, hamile ve hedef gözetmeksizin öldürdüğü ve soykırıma varan katliamları, aslında uzun zamandır, önceden planlanmış bir senaryonun parçası olduğu da anlaşılıyor. İsrail'i destekleyen ve yaptığı bu katliamlara gözyuman başta Emperyalist Amerika, İngiltere, Almanya ve Fransa'nın Arap yarımadasındaki petrolleri ve Akdenizdeki doğalgaz yataklarını kontrol etmesi, bunların Avrupa ülkelerine ulaşması ve Süveyş kanalından geçen gemilerin stratejik açıdan kontrol altında tutulması onların en büyük hedefleridir. Bu plana göre Akdeniz artık onların bir gölü haline gelecektir.
Hatırlarsanız bundan bir yıl önce basında çıkan haberlere göre Amerika, gemilerle İsrail üzerinden Ortadoğu'ya binlerce TIR dolusu silah,bomba ve diğer savaş malzemeleri göndermişti. İşte bu binlerce TIR dolusu savaş malzemelerinden bugüne kadar sadece 2.000 TIR dolusu (40 bin ton) bomba şuanda Filistindeki Gazze halkının üzerine atılmış ve kullanılmıştır. İsrail'in yer altında ve depolarında saklanan daha kaç bin TIR dolusu bombanın nerede olduğu, ne zaman ve kimler için kullanılacağı bilinmemektedir.! Arap yarımadasında bulunan müslüman Arap ülkelerinden ise ''Tık''yok.! Çünkü onlara '' sesinizi çıkartmayın'' diye korku verildi. Tabi ki; başlarına geleceği durumu bilen, korkutulmuş, pıstırılmış ve atanmış Arap kralları yerlerini korumak için Filistindeki bu katliamlara seslerini çıkartamıyor.! Çok sonradan sadece ve sessizce savaşın durmasını istediler, o kadar.! Oysa ki Arap yarımadası yıllardır aynı savaşları yaşıyor,haritalar değişiyor, cetvelle sınırlar çiziliyor ama savaşlar bitmiyor.
Amerika, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, ve daha birçok büyük ve güçlü devletlerin savaş gemileri de Akdeniz'de demir atmış bekliyor. Ama hiç kimse de sormuyor ve soramıyor, 'Akdeniz'de sizin ne işiniz var?' diye. Bütün dünya resmen el birliği ile yapılan bir soykırımı canlı canlı seyrediyor. Su yok, elektrik yok, yakıt, ilaç, ekmek, yemek, kalacak yer yok. Ama hala ''Ateşkes olsun mu'' diye soranlara ''Hayır'' diyenler var. Yani göz göre göre, ''bebekler ölsün, çocuklar ölsün, anneler ölsün, hastalar ölsün diyenler var. Hastaneler, camiler, kiliseler, okullar, iltica kampları, evler, binalar ve sokaklar bombalansın diyenler var. Daha da içler acısı, demokratik, insan hakları ve düşünce özgürlüğünü savunan bazı devletlerde ise düşüncelerini yazan ve söyleyen, savaşa hayır, katliama ve soykırıma hayır diyenler eleştiriliyor, korkutuluyor, baskı altında tutuluyor, sindiriliyor, gözaltına alınıyor, gösterilerine ve yürüyüş yapmalarına izin verilmiyor. Demokrasi, düşünce özgürlüğü ve insan hakları raflara kaldırılıyor. Ama bizim okuduğumuz demokrasi kitaplarında böyle yazmıyor, tam tersi yazıyordu.!
Yapmacık ve uydurma Birleşmiş Milletler (BM) ve İnsan hakları derneklerinin de artık bir işe yaramadığı, hatta güçlünün yörüngesinde olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Peki bu savaşları kim ve nasıl durduracak.? Güçlü olan zayıf olanları ezecek, öldürecek ve sömürecek, ve hiç kimse engel olamayacak, öyle mi? İtiraz edenler de susturulacak öylemi?. Nasıl bir dünyada yaşıyoruz.? Filistindeki olay; emperyalizmin önceden planlanmış, Akdeniz, ve Arap yarımadasındaki petrol ve doğalgazı böl, parçala ve sömür olayıdır. Ama bu arada İsrail emperyalist ülkelerin desteği, silah ve savaş malzemeleri ile Arap yarımadasının en zayıf halkası olan bir halkı yok etmekte ve diğer dünya devletleri ise bu soykırımı seyretmektedir. Akdeniz ve Ortadoğudaki petrol ve doğalgaz yataklarını ele geçirmek isteyen, küresel bir ekonomik krize giren ABD ve Avrupa ülkelerinin gözü kararmıştır. Afrika'dan kovulan sömürgeci Fransa, Uzakdoğu, Afganistan, Kafkaslar ve Suriye'de kaybeden ABD ve Ukrayna'da bataklığa saplanan AB ülkeleri bu planlı soykırıma ortak olmaktadırlar. Savaşa hayır! Bebekler, çocuklar, anneler, yaşlılar, engelliler ve hastalar öldürülmesin.Yaşamak her insanın hakkıdır. İnsanlar öldürülmesin.! Herkesi satın alabilirsiniz ama vicdanlı ve merhametli insanları susturamazsınız.
Sevgi ve saygılarımla.
Muammer Keleşoğlu

