Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (International Air Transport Association) ilk kez kerosin (jet yakıtı) sıkıntısının uçuşları doğrudan etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Kurum, Mayıs ayı sonundan itibaren uçuş iptallerinin gündeme gelebileceğini açıkladı.
Yaşanan gelişmelerin temelinde Orta Doğu’daki gerilim yer alıyor. Özellikle İran ile yaşanan kriz, küresel yakıt tedarikinde belirsizlik oluştururken, havacılık sektörü de bu durumdan doğrudan etkileniyor.
Avusturya’nın bayrak taşıyıcı havayolu Austrian Airlines (AUA), şu an için herhangi bir yakıt sıkıntısı yaşanmadığını belirtse de, sürecin belirsizliği nedeniyle farklı senaryolara karşı hazırlık yapıldığını duyurdu. Şirketin bağlı olduğu Lufthansa Group’un bu yılki yakıt ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini fiyat açısından güvence altına aldığı bildirildi.
Öte yandan düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair, sadece kendi uçuşlarında değil, genel olarak tüm havayolu şirketlerinde bilet fiyatlarının artmasını beklediklerini açıkladı.
IATA Genel Direktörü Willie Walsh, daha önce petrol fiyatlarında düşüş beklediğini ifade etmişti. Ancak son açıklamasında daha sert bir tablo çizerek, yakıt arzının normale dönmesinin aylar sürebileceğini ve bu süreçte uçuşların aksayabileceğini söyledi.
Dünya genelindeki kerosin tedarikinin yaklaşık yüzde 75’inin Orta Doğu’dan sağlandığı belirtilirken, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçici olarak açması piyasada kısa süreli bir rahatlama yarattı. Bu gelişmenin ardından Brent petrol fiyatı bir gün içinde yaklaşık yüzde 9 geriledi.
Austrian Airlines yetkilileri, mevcut durumda Avusturya’daki havaalanlarında herhangi bir yakıt sıkıntısı olmadığını vurguladı. Ancak küresel gelişmelerin hızla değişebileceği ve yaz sezonu için net bir öngörüde bulunmanın henüz mümkün olmadığı ifade edildi.
Lufthansa Grubu’nun farklı senaryolar üzerinde çalıştığı, gerekirse uçuş ağında değişiklikler ve alternatif yakıt ikmal yöntemlerinin devreye alınabileceği belirtildi. Bununla birlikte, kerosin fiyatlarındaki yüksek artışın şirketler üzerinde ciddi mali baskı oluşturduğu da vurgulandı.
