ABD ve Avrupa arasında ekonomik refah konusunda sosyal medyada giderek büyüyen bir tartışma yaşanıyor. Bazı Amerikalı kullanıcıların Avrupalıları daha düşük maaşlar, yüksek vergiler ve toplu taşıma kullanımı üzerinden küçümsemek amacıyla kullandığı “Europoor” ifadesi, iki farklı yaşam modelinin karşılaştırılmasına dönüştü.
Paylaşılan OECD verilerine göre satın alma gücü dikkate alındığında ABD'deki ortalama yıllık ücret 86 bin 977 dolar seviyesinde. Aynı karşılaştırmada Almanya 76 bin 286 dolar, İngiltere 66 bin 299 dolar, Fransa ise 60 bin 483 dolar seviyesinde bulunuyor.
Bu rakamlar, gelir açısından ABD'nin belirgin bir avantaja sahip olduğunu gösteriyor.
Ancak maaş tek başına yeterli mi?
Tartışmanın diğer tarafında ise yaşam kalitesi bulunuyor. Yalnızca maaş ve ekonomik büyüklüğe bakıldığında sağlık hizmetlerine erişim, ücretli izinler, çalışma koşulları, toplu taşıma ve iş-özel yaşam dengesi gibi unsurlar hesaba katılmıyor.
The Guardian yazarı Emma Beddington da tartışmaya bu noktadan yaklaşıyor. Beddington'a göre Avrupa'daki daha erişilebilir sağlık hizmetleri, ücretli izin hakları ve uygun fiyatlı toplu taşıma gibi olanaklar, banka hesabında doğrudan görülmeyen farklı bir refah biçimi oluşturuyor.
Öte yandan ABD'nin daha yüksek ücretleri ve özellikle teknoloji sektöründeki ekonomik dinamizmi, gelir ve satın alma gücü açısından Amerikalı çalışanlara önemli avantajlar sağlayabiliyor.
İki farklı refah anlayışı
Tartışmanın temelinde aslında basit bir soru bulunuyor:
İyi bir yaşamın ölçüsü nedir?
Daha yüksek maaş ve daha fazla satın alma gücü mü? Yoksa daha fazla sosyal güvence, sağlık hizmetlerine erişim, ücretli izin ve özel hayata ayrılabilecek daha fazla zaman mı?
ABD ile Avrupa arasındaki karşılaştırma, tek bir rakamla cevaplanamayacak kadar geniş bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü kişinin ne kadar kazandığı kadar, kazandığı parayla nasıl bir hayat yaşayabildiği de refahın önemli bir parçası.
