Viyana Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü öğrencisi Ali Rıza Sağnak, eski polis Oktay Ş. ile 16 yıldır tanışıyordu. Sağnak, yurtdışına yerleşmesi için kendisinden yardım isteyen Oktay Şener'in ısrarları üzerine aracı oldu. 2017'de polislikten istifa ettiğini söyleyen Şener, eşi ve çocuğuyla Viyana'ya giderek fırıncıda çalışmaya başladı. İddialara göre eski polis, üniversiteli gence birlikte şirket kurma teklifinde bulundu ve çevresini kullanarak 100 bin euro para toplamasını istedi. İlk etapta 40 bin euro toplandı. Ancak 21 Mayıs 2018'de Ali Rıza evinde boğazı kesilerek katledildi. Cenazesi 23 Mayıs'ta bulundu.
Viyana Adli Tıp Merkezi ve Olay Yeri İnceleme birimlerinin titiz çalışmalarında cesedin altında ulaşılan yara bandındaki kanda ve pencere kenarında ulaşılan bıçakta Oktay Ş.'nin DNA'sı çıktı.
Ertesi sabah Türkiye'ye dönen Oktay Ş. için İnterpol'ün yakalama kararı sonrası 5 Ekim 2018'de İzmir'de yakalandı, ardından tutuklandı. Cinayet suçlamasını kabul etmeyen Oktay Ş., o gün Sağnak'ın yanında bir kadın bulunduğunu, bu kadının işyeri açılması için toplanan parayı gördükten sonra Ali Rıza'yı katletmiş olabileceğini iddia etti. ABD'den gelerek duruşmaya katılan Ali Rıza'nın ablası Aysun Sağnak Başoğlu da kardeşinin planlı bir cinayete kurban gittiğini savundu. Önemli deliller elde ettiklerini belirten Başoğlu, katil zanlısının bir hafta önce eşini ve çocuklarını Türkiye'ye gönderdiğini belirten abla, "Zanlının cep telefonu saat 21.54'ten olay anı 03.05'e kadar kardeşimin evinde HTS kaydı verdi. Olay yerinde DNA'sı çıktı. Cinayetten yarım saat sonra, kardeşimin cep telefonundan 'kendi dilbilgisiyle' kendisine ve bazı arkadaşlarına mesaj atmış. Ama olayın hemen ardından kendi cep telefonunu kapatmış. Bunu kanıtladım. 40 bin euro için kardeşimi öldürdü." dedi.
İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 22 Ocak'daki duruşmada kararını verdi. Savcı mütaalasında, sanığın 'kasten öldürme' suçundan tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdi. Sanık Oktay Ş. ise 126 sayfalık savunmasının geçerli olduğunu aktararak, "Eksiksiz ve özensiz bir soruşturma var. Kesinlikle üzerime atılı suçları işlemiş değilim" dedi. Sanığa, 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası verildi. Ancak duruşmadaki ve geçmişteki iyi hali 'hafifletici sebep' olarak kabul edilen Oktay Ş. 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ali Rıza'nın ailesi cezaya itiraz edeceklerini bildirdi. Halası Sakine Arslan, "O benim doğurmadığım oğlumdur. 1 yaşında annesini kaybettiği günden itibaren gözümden sakınarak büyüttüm. Oğlumun mezuniyetini, düğününü hayal ederken cenazesi geldi. Ali Rıza'yı iyi bir insan olarak yetiştirmenin bedelini çok ağır ödüyoruz. Fidan gibi evladımın öldürülmesini de, katilin aldığı cezayı da hazmedemiyoruz. Katilin daha fazla ceza almasi için adaletin kapısından ayrılmayacağız" diye konuştu.
ABD'de yaşayan ablası Aysun Sağanak Başoğlu ile diğer ablası Dilek Başak da verilen cezayı az bulduklarını söyledi. İki abla şunları söyledi: "Biz kardeşimizin boynuna sarılmaya bile kıyamazken, canavar ruhlu bu katil tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. 'İş kuruyoruz' yalanıyla kardeşimize toplattığı yüklü parayı da alıp Türkiye'ye kaçınca bu cinayetten sıyrıldığını sandı. Katile sayısız iyilik yapmaktan başka bir suçu olmayan kardeşimiz 32 yaşında hayalleriyle beraber toprak oldu. Bir ailenin hayatını alt üst etmenin, sırf canı öyle istedi diye bir genci eziyet ederek yok etmenin karşılığı 25 yıl mıdır? Cinayetin planlı ve hunharca işlendiğinin kanıtlanması göz önünde bulundurularak katile hak ettiği cezayı alması için gerekli başvurularımızı yapacağız."
sabah.com.tr/Erdoğan Yapık
