Bazı insanlar günün büyük bölümünü yemek düşünerek geçiriyor. Daha yeni yemek yenmiş olsa bile akıllar bir sonraki öğünde, tatlıda veya atıştırmalıkta kalabiliyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca iştah veya yemek sevgisiyle açıklanmıyor.

Bilim insanları, sürekli yemek düşünmenin bazen psikolojik baskı ve zihinsel yorgunlukla bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

“Yemek Gürültüsü” Kavramı Dikkat Çekiyor

Uzmanlar bu durumu “yemek gürültüsü” olarak tanımlıyor.

Kişinin zihninin sürekli yemekle meşgul olması, gün içinde tekrar tekrar yiyecek hayalleri kurması ve aç olmadığı halde sürekli yemek düşünmesi bu durumun belirtileri arasında yer alıyor.

2023 yılında yayımlanan bilimsel bir araştırmada bu durum, “yemek üzerine yoğun düşünme ve takıntılı zihinsel meşguliyet” olarak tanımlandı.

Açlıkla Aynı Şey Değil

Uzmanlara göre burada yalnızca fiziksel açlık söz konusu değil.

Bazı insanlar günün yüzde 80 ila 90’ını yemek düşünerek geçirebiliyor. Bu durum zamanla kişinin işine, sosyal hayatına ve günlük yaşamına da etki edebiliyor.

Araştırmalara göre özellikle:

- Ağır diyet yapanlar
- Sürekli yemek kısıtlayanlar
- Fazla kilolu bireyler
- Yoğun stres yaşayan kişiler
bu düşünceleri daha sık yaşayabiliyor.

Ancak uzmanlar, her insanın bunu farklı seviyede hissettiğini vurguluyor.

Beyin Yasaklanan Yemeği Daha Fazla Düşünüyor

Uzmanlara göre beynin çalışma şekli burada önemli rol oynuyor.

Kişi kendisini ne kadar çok kısıtlarsa, bazı yiyecekler zihinde o kadar büyüyebiliyor.

Bu nedenle sürekli yasak koymanın zaman zaman tam tersi etki oluşturabildiği belirtiliyor.

Uzmanlardan Tavsiyeler

Uzmanlar, sürekli yemek düşüncesinin azaltılabilmesi için bazı yöntemler öneriyor:

- Düzenli uyku
- Stresin azaltılması
- Öğün atlamamak
- Uzun süre aç kalmamak
- Yavaş ve bilinçli yemek yemek
- Sürekli yasak düşüncesinden uzaklaşmak
- Spor ve yürüyüş yapmak
- Günlük düşünce ve duygu takibi tutmak

Uzmanlara göre özellikle yorgunluk ve stres arttığında yemek düşünceleri daha yoğun hale gelebiliyor.

Kendinizi Suçlamayın

Psikologlar, bu durumun birçok insanda görülebildiğini ve kişinin kendisini suçlamasının sorunu daha da büyütebildiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre önemli olan, bu düşünceleri tamamen yok etmeye çalışmak değil; onların günlük yaşam üzerindeki etkisini azaltabilmek.

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.