Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 42 ülkeden 9-13 yaş arası 4 bin 322 çocuğu kapsayan bir anketin sonuçlarına göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ve virüsle mücadele konusunda sağlıklı bilimsel verileri öğrenen çocuklar daha az endişe duyuyor. 

The International Central Institute for Youth and Educational Television at the Bavarian Broadcasting Cooperation ve PRIX JEUNESSE Foundation iş birliği, uluslararası araştırmacıların da katkılarıyla oluşturulan ekip, Kovid-19'un çocuklar üzerindeki etkilerini araştırmak ve çözümlemek üzere "Çocuk, Medya ve Covid-19" başlıkla anket çalışmasını yaptı.

Aralarındaki Türkiye'nin de bulunduğu 42 ülkeden farklı sosyo-ekonomik gruplardan 4 bin 322 çocuğun katıldığı ankette çocuklara duyguları, koronavirüs hakkındaki bilgileri, medya kullanım alışkanlıkları, zor zaman ve stresle başa çıkma yöntemleri hakkında sorular yöneltildi.

Birçok ülkenin sıkı karantina sürecinde olduğu 31 Mart ile 26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen anket sonuçlarına göre, çocukların yarısı koronavirüsten endişe duyuyor.

Bilgi ve endişe korelasyonunu inceleyen anketin dünya genelindeki sonuçlarına göre, koronavirüsle ilgili soruları doğru cevaplayanların endişe oranı yüzde 15'e kadar düşerken, tüm soruları yanlış cevaplayanlarda ise yüzde 35'e kadar çıktığı görüldü.

Ankette, çocukların endişe durumları ile ilgili oranların ülkeden ülkeye oldukça farklılık gösterdiği de açık bir şekilde ortaya çıktı. Ankete göre, çocuklardaki endişe durumu Avusturya'da yüzde 2, Almanya'da yüzde 3, Türkiye'de yüzde 24, Polonya'da yüzde 25, Tanzanya'da yüzde 75 olarak ölçüldü.

Coğrafi olarak değerlendirildiğinde, Avrupa'nın genelinde çocuklarda endişe oranı yüzde 10, Asya'da yüzde 19, Latin Amerika'da yüzde 32, Sahra Altı Afrika'da ise yüzde 43 olarak olarak tespit edildi.

Ankete göre çocukların yüzde 60'ı kendilerinin hasta olmasından endişe ederken, yüzde 83'ü ailesinden birinin hasta olmasından endişe duyuyor. Ayrıca çocukların yüzde 30'u da evcil hayvanlarının hasta olmasından kaygılanıyor.

"Çocuklar için güvenilir ve yaşlarına uygun medya araçlarına ihtiyaç var"

Anket sonuçlarını değerlendiren araştırmanın yürütücüsü Maya Götz, anketin koronavirüs pandemisi sürecinde çocukların endişelerini azaltmak ve etkin bir mücadele yürütmek için çok önemli veriler sunduğunu anlattı.

Götz, sonuçların medya ve ailenin çocuklara sağladığı bilgilerin "gerçeklik" ve çocuklar için "uygunluğuna" dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirterek, "Çocukların onlarda korku ve endişe yaratmadan, bilgiyi güvenilir ve yaşlarına uygun bir şekilde sunan medyaya ihtiyaçları var." diye konuştu.

Çalışmanın Türkiye araştırma bölümünü üstlenen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu da sonuçların sağlıklı bilgi ile korku ve endişe arasındaki bağlantıyı ortaya koyduğunu ve çocuklar için "doğru" bilginin önemini vurgulayan uluslararası bir çalışma olduğunu söyledi.

Anket verilerinin sonuçları üzerinde çalışmalara devam ettiklerini belirten Pembecioğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Çocuklar üzerinde anne-babaların endişelerinin önemli etkisi olduğunu tespit ettik. Ayrıca, medyadaki sağlıklı olmayan bilgilerin ve bilgi kirliliğinin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı ve bu tip yayınların çocukların endişelerini artırdığı görülüyor. Çocuk daha duygusal bir yapıya sahip olduğu için olayları daha duygusal bir şekilde algılıyor ve birçok konuda daha hassas ve çok katmanlı düşünüyor. Bu yüzden, endişe riskinin çocuklarda daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Yaş düştükçe endişe oranı da artıyor."

Çocuklar kendilerinden çok aile bireylerini düşünüyor

Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, "Çocukların kendilerinden daha fazla aile bireylerinin hastalanması için endişe duyuyor." diyerek, çocukların endişe kaynaklarının oldukça farklı olduğuna işaret etti.

Anketteki ilginç sonuçlardan birinin de çocuk ve evcil hayvanlar arasındaki ilişki olduğuna dikkati çeken Pembecioğlu, "Çocuklar evcil hayvanlara karşı bir bağlılık hissediyor ve bu duygu onları bir bakıma güçlendiriyor. Ne mutlu bize, evcil hayvanlarını, arkadaşlarını, aile büyüklerini ve anne babalarını hissedebilen, önemseyen, kendinden önce düşünen, empati yapabilen çocuklarımız var." ifadelerini kullandı.

Pembecioğlu, ülkeler arasındaki endişe oranı arasındaki farkılıkların temelinde yatan nedenin sağlıklı bilgi olduğunu vurgulayarak, "Medyada çok fazla bilgi var ama bunlar çocukların özümseyeceği bilgiler değil, onların seviyesine inen haberler değil. Bu açıdan bakıldığında onların anlayabileceği haberlerin ve gerçek haberlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz." diye konuştu.

Anket sonuçlarının çocukların tatilde akrabalarını göremeyeceklerini düşünerek endişe ettiklerini de ortaya koyduğunu belirten Pembecioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aynı zamanda okula gidemedikleri ve derslerinde geri kalabilecekleri için endişe ediyorlar. Okul ve tatil çocuklar için hayati noktalar olarak karşımıza çıkıyor. Okul çocukların kendini gerçekleştirdiği, aile dışında arkadaş ve öğretmenlerini gördüğü bir ortam. Bu süreçte çocukların okullarını bu kadar özlemeleri bir eğitimci olarak beni çok mutlu etti açıkçası."