Kickl, görüşme sonrasında düzenlediği basın toplantısında, Nehammer’ın görüşmenin hemen ardından kamuoyuna açıklama yapmasını "biraz tuhaf" bulduğunu belirtti. Nehammer’ın, bu kadar hızlı açıklama yaparak konunun üzerinde düşünülmesine veya partiler arasında istişare edilmesine fırsat tanımadığını ifade etti. Kickl, "Birinin kendi kişisel çıkarları için hareket ettiğini, ancak ülkenin çıkarlarını gözetmediğini hissediyorsunuz" dedi.
Kickl ayrıca, Nehammer’ın açıklamasının, iki buçuk hafta geçmesine rağmen hala seçim kampanyası retoriğinde sıkışıp kaldığını ve kendisiyle yaptığı görüşmede de kırgın bir tavır sergilediğini belirtti. Nehammer’ın açıklamasının, görüşmeden önce hazırlanmış olduğunu düşündüğünü söyleyen Kickl, "Görüşmemiz boyunca, daha önce basın açıklamasında duyduğum aynı ifadeleri tekrar duydum. Görüşme, 60 dakika sürdü" dedi. Kickl, Nehammer’ın açıklamasının, FPÖ ile olası müzakereleri en başından engellemeyi amaçladığını savundu. Olası bir koalisyonun başarılı olabileceğini ve bu durumda Nehammer’ın "sevdiği başbakanlık koltuğunu" kaybetme riskiyle karşılaşabileceğini belirtti.
FPÖ lideri, görüşmeyi anlamsız bulmadığını, aksine "aydınlatıcı" olduğunu düşündüğünü söyledi. Kickl, Nehammer’a sunduğu içeriklerden de bahsederek, kişisel duyguların geride bırakılmasını ve ortak bir zemin oluşturulmasını önermiş olduğunu belirtti. Kickl, Nehammer’a ÖVP ile FPÖ arasındaki son koalisyonun, Ibiza skandalına kadar "Avusturya için faydalı" olduğunu anlattığını söyledi. Ayrıca, seçmenlerin yüzde 55’inin merkez sağ bir politikayı desteklediğine dikkat çekti.
