Feldkirch Eyalet Mahkemesi’nde görülen davada, 26 yaşındaki bir erkek sanık, eski eşini kasten öldürdüğü gerekçesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Jüri, sanığın 2024 yılı Eylül ayında eski eşini kasten öldürdüğünü oybirliğiyle kabul etti. Karar henüz kesinleşmedi; savunma tarafı itiraz ve temyiz başvurusu yaptı.
“Aşırı şiddetle öldürdü”
Mahkeme Başkanı, başka bir ceza seçeneğinin bulunmadığını belirterek, verilen hükmü “zorunlu bir karar” olarak niteledi. Sanığın uyuşturucu ve alkol etkisinde olması ile sabıkasız geçmişi hafifletici unsurlar olarak değerlendirildi. Ancak, çocuklarının annesini aşırı şiddet kullanarak öldürmesi, cezayı ağırlaştıran temel neden olarak kayda geçti.
Adli tıp raporuna göre, 25 yaşındaki kadın küt bir cisimle defalarca vurularak öldürüldü. En az yedi darbe sonucu baş ve yüz kemikleri kırıldı. Savcı, “Yedi kez vuran bir kişi, öldürme niyetiyle hareket ediyor demektir.” ifadelerini kullandı.
Aileye 110 bin avro tazminat
Dava sırasında mağdurun anne ve babası ile çocuklarını temsil eden avukatlar da hazır bulundu. Aile avukatı, olayın “ilişki temelli bir cinayet” olduğunu belirterek, “Sanık sadece öldürmek istememiş, yok etmek istemiştir.” dedi.
Mahkeme, sanığın mağdurun yakınlarına toplam 110.000 avro maddi tazminat ödemesine karar verdi.
Sanık suçlamaları reddetti
İspanyol uyruklu sanık, duruşma boyunca suçlamaları reddetti:
“Ben hiçbir şey yapmadım.” sözlerini sık sık yineledi. Polis ve mahkeme sorgularında birbiriyle çelişen ifadeler verdi. Olay gecesi Kennelbach’ta olmadığını söyleyen sanık, mahkemede “çok sarhoş olduğunu ve hiçbir şey hatırlamadığını” iddia etti.
Savcılığa göre çift, olay gecesi birlikte trene binip Bludenz’e gitmiş, orada alkol ve uyuşturucu madde kullanmış, ardından Bregenz’e dönüp Bregenzerach nehri kıyısında geceyi geçirmişti. Kadının elinde ve vücudunda sanığa ait DNA izleri bulundu.
Savunmadan polis soruşturmasına eleştiri
Savunma avukatları, kanıt yetersizliği gerekçesiyle karara karşı çıktı. Olay yeri, zaman ve silahın kesin olarak belirlenmediğini savundular. DNA bulgularının, cinsel birliktelik nedeniyle oluştuğunu öne sürdüler. Ayrıca polis ekiplerini, mağdurun telefon verilerini yanlış cihaz üzerinden inceledikleri gerekçesiyle eleştirdiler.
Psikiyatrik rapor: Suç ehliyeti tam
Mahkeme psikiyatristi Reinhard Haller, sanığın akli dengesinin yerinde olduğunu, ancak uyuşturucu bağımlılığı ve kişilik bozukluğu bulunduğunu belirtti. Haller, sanığın tedavi merkezine yatırılmasının gerekli olmadığını raporladı.
Geçmişte de şiddet iddiaları
Davanın ilk gününde dinlenen tanıklar — aralarında mağdurun annesi, iş arkadaşları ve eski yöneticileri — sanığın geçmişte mağdur kadına şiddet uyguladığını anlattı. Kadının yakın çevresi, ilişkinin “yıkıcı ve kontrolcü” bir yapıya sahip olduğunu, sanığın eski eşini ayrılıktan sonra dahi baskı altında tuttuğunu ifade etti.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
