Hohenems’te bugün (13 Kasım) düzenlenen 9. Kadın Sağlığı Günü, kadınların ruh sağlığını etkileyen biyolojik, psikolojik ve toplumsal etkenleri ele aldı. Etkinlik, Löwensaal’de geniş katılımla gerçekleşti ve uzmanlar ile katılımcıları aynı çatı altında buluşturdu.

Kadınlardan Sorumlu Eyalet Bakanı Barbara Schöbi-Fink, açılış konuşmasında ruh sağlığının kadınların genel yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti:
“Kadınlar ailede, işte ve toplumda yoğun bir yük taşıyor. Bu nedenle paylaşım, destek ve güçlendirme alanları yaratmak büyük önem taşıyor. Kadın Sağlığı Günü tam olarak bu amaca hizmet ediyor.”
Kadınlarda ruhsal hastalık oranı daha yüksek
Avusturya Kadın Sağlığı Raporu’na göre kadınlarda depresyon, kaygı bozuklukları ve yeme bozuklukları erkeklere kıyasla daha sık görülüyor. Kadınlarda hastalık yükünün yaklaşık yüzde 15’i ruhsal hastalıklardan kaynaklanıyor. Bu nedenle etkinlikte, kadınların yaşam boyu karşılaştığı yüklerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi kapsamlı biçimde tartışıldı.

Uzmanlardan bilimsel veriler ve uygulamalı bilgiler
Gün boyunca çeşitli sunumlar ve atölyeler düzenlendi:
Birgit Derntl (Tübingen Üniversitesi): Kadınların ruh sağlığını hormonlar, sinir sistemi ve psikoloji arasındaki ilişkiler üzerinden değerlendirdi.
Manuela Werth: Yaşam boyu travmaların etkileri ve travma duyarlı danışmanlık.
Elisabeth Langmann (Augsburg Üniversitesi): Ruh sağlığını desteklemek için geliştirilen dijital araçlar ve uygulamalar.
Atölye çalışmalarında ise katılımcılar, sunulan bilgileri günlük yaşamda nasıl kullanabilecekleri üzerine uygulamalı çalışmalar yaptı.

Eyaletten teşekkür
Bakan Schöbi-Fink, etkinliğin düzenlenmesindeki katkıları için femail ekibine teşekkür ederek kadınların ruh sağlığını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
