Kayak sezonunun hız kazanmasıyla birlikte Vorarlberg’de görev yapan acil yardım helikopterleri yoğun mesaiye başladı. Eyalet yönetimi ile dağ kurtarma ekipleri, hava kurtarma hizmetlerinde kullanılan alarm sistemini yeniledi. Yeni uygulamayla birlikte artık her vakada olay yerine en yakın helikopterin gönderilmesi kuralı geçerliliğini yitirdi. Bu değişiklik ise sağlık ve kurtarma çevrelerinde eleştirilere yol açtı.
Vorarlberg, Avusturya’da hava kurtarma operasyonlarından dağ kurtarma teşkilatının sorumlu olduğu tek eyalet konumunda bulunuyor. Yıl boyunca hizmet veren sistem kapsamında Nenzing’de konuşlu ÖAMTC’ye ait Christophorus 8 ile Zürs’teki Gallus 1 görev yapıyor. Kış aylarında ise Schruns’taki Robin 1 (Schenk Air) ve Ludesch’te konuşlu Gallus 2 sisteme destek veriyor.
Dağ Kurtarma Eyalet Başkanı Rupert Pfefferkorn, yeni sistemin işleyişini şu sözlerle özetliyor:
“Öncelikle yıl boyu görev yapan ana helikopterler alarm durumuna geçiriliyor. Bu sistemde helikopter müsait değilse, tamamlayıcı sistemden ek helikopterler devreye alınıyor.”
Bu yaklaşım nedeniyle, acil durumlarda her zaman olay yerine en yakın helikopterin gönderilmesini öngören ‘en yakını gönder’ anlayışı artık otomatik olarak uygulanmıyor. Pfefferkorn’a göre hedef, en yüksek düzeyde hasta bakımı sağlarken kaynakların da sorumlu ve verimli kullanılmasını güvence altına almak.
Hayati vakalar için istisna uygulanıyor
Yetkililer, hayati tehlike taşıyan veya zamanla yarışılan durumlarda en hızlı şekilde etkili olabilecek hava aracının mutlaka görevlendirildiğini vurguluyor. Acil durum çağrıları, belirlenmiş bir acil hekim müdahale listesi temel alınarak değerlendiriliyor. Acil tıp doktoru Remo Carbone, kararın kurtarma ve itfaiye merkezinde, yasal çerçeveye uygun şekilde verildiğini belirtiyor.
Vorarlberg’de hava kurtarma hizmetlerinde alarm sistemi değiştirildi. Artık her vakada en yakın helikopter gönderilmiyor. Yeni uygulama, tıbbi riskler ve bölgesel adalet açısından tartışma konusu oldu.

Schenk Air’den sert eleştiri
Schruns merkezli Schenk Air firması ise özellikle Montafon bölgesindeki vakalarda yeni sistemle dezavantajlı duruma düştüklerini savunuyor. Şirketten yapılan açıklamada, yıl boyunca görev yapan helikopterlere öncelik tanındığı, mevsimsel olarak çalışan ekiplerin ise ikinci planda kaldığı ifade edildi.
Ayrıca tıbbi risklere de dikkat çekiliyor. Şirket yetkilileri, omurilik hasarı veya felç riski taşıyan yaralanmalarda hastanın yarım saatten fazla beklemesinin kabul edilemez sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.
Ekonomik gerekçe ön planda
Vorarlberg’de geçen yıl yaklaşık 1.350 hava kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Yetkililer, helikopterlerin uçuş dakika maliyetleri arasında 40 avroya varan farklar bulunduğunu belirtiyor. Hava kurtarma hizmetleri kurtarma fonu aracılığıyla finanse edildiği için, maliyetlerin dolaylı olarak vergi mükelleflerine yansıdığına dikkat çekiliyor.
Dağ Kurtarma yetkilileri, ekonomik faktörlerin tıbbi gerekliliklerin önüne geçmediğini, ancak hayati tehlike taşımayan vakalarda kısa süreli beklemelerin kabul edilebilir olduğunu savunuyor.
Daha önce farklı bir uygulama vardı
Şubat 2023’te yürürlüğe giren önceki düzenlemede, kurtarma merkezlerinin olay yerine en hızlı ulaşabilecek helikopteri, işletmecisine bakılmaksızın görevlendirmesi öngörülüyordu. Bu kural daha önce yalnızca hayati tehlike içeren durumlarda uygulanıyordu.
