Avusturya’da sağlık sistemine yönelik güveni sarsan ciddi bir yanlış teşhis vakası daha ortaya çıktı. Yanlış kanser tanısı konulan bir kadın, tamamen sağlıklı olan akciğerinin bir bölümünü ameliyatla kaybetti. Daha sonra yapılan incelemelerde hastanın kanser olmadığı anlaşıldı. Olayın ardından mağdur hasta, ilgili sağlık kurumu hakkında hukuki süreç başlattı.
Yanlış teşhis vakası, kısa süre önce yine Avusturya’da yaşanan ve bir başka kadının rahminin gereksiz yere alınmasıyla sonuçlanan benzer bir olayın ardından kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Rutin muayene ağır sonuçlarla bitti
Steiermark bölgesinde yaşayan 48 yaşındaki kadın, ateş, titreme ve şiddetli halsizlik şikâyetleriyle bir devlet kliniğine başvurdu. Yapılan görüntüleme incelemelerinde tümöre dair kesin bir bulgu tespit edilmedi. Buna rağmen ileri inceleme amacıyla doku örneği alınmasına karar verildi.
Biyopsi sonuçlarının ardından hastaya akciğer kanseri teşhisi konuldu. Doktorlar, acil ameliyat gerektiğini bildirerek bekleme sürelerinin uzunluğu nedeniyle özel bir klinikte ameliyat olmasını önerdi. Hasta, tıbbi yönlendirmeler doğrultusunda ameliyatı kabul etti ve akciğerinin bir bölümü cerrahi müdahaleyle alındı.
Ancak ameliyat sonrası yapılan ayrıntılı patolojik incelemelerde, hastanın aslında kanser olmadığı ve teşhisin hatalı olduğu ortaya çıktı.
Hasta dava açtı
Yaşanan gelişmenin ardından mağdur kadın, hastaneye karşı dava açtı. Hastanın avukatı, müvekkilinin yalnızca fiziksel değil, ağır bir psikolojik travma da yaşadığını belirtti.
Avukatın verdiği bilgilere göre, kadının göğsünde yaklaşık 15 santimetrelik bir ameliyat izi bulunuyor. Ameliyat sonrası sürekli uyuşma, gerginlik hissi ve uyku sorunları yaşadığı ifade edildi. Yanlış teşhis nedeniyle ölüm korkusu yaşayan kadının, ameliyat öncesinde sevdiklerine veda mektupları yazdığı da aktarıldı.
Benzer hata başka bir hastayı da etkiledi
Bu olaydan kısa süre önce Avusturya’da başka bir kadının da yanlış kanser teşhisi nedeniyle geri dönüşü olmayan bir ameliyata maruz kaldığı ortaya çıkmıştı. Hatalı teşhis sonucu rahmi ve üreme organları alınan genç kadın, çocuk sahibi olma ihtimalini kalıcı olarak kaybetmişti. O vakada da hukuki süreç başlatılmıştı.
Sağlık sistemine yönelik soru işaretleri
Art arda yaşanan bu iki olay, Avusturya’da teşhis süreçlerinin güvenilirliği, ikinci görüş mekanizmalarının yeterliliği ve hastaların bilgilendirilme biçimi konusunda ciddi tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, geri dönüşü olmayan cerrahi müdahaleler öncesinde daha sıkı denetim ve çoklu değerlendirme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
