Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, nükleer güvenliğin ulusal bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Bizim sorumluluğumuz ise bu alanda yapılan çalışmalar ve çabaları bir araya getirerek, bütün ülkeler için geçerli olabilecek normatif bir yapı ortaya koyabilmek." dedi.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da UAEA tarafından organize edilen 4 gün sürecek Uluslararası Nükleer Güvenlik Konferansı'nın ilk gününde "Çabaların Sürdürülmesi ve Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi.

UAEA Başkanı Grossi, açılışta yaptığı konuşmada, konferansa yaklaşık 60 bakan ve bakan yardımcısının katılımının nükleer güvenliğe verilen önemi ortaya koyduğunu dile getirdi.

Nükleer güvenliğin sürdürülmesi için başta Ajans bünyesinde olmak üzere bugüne kadar ciddi çalışmalar yapıldığını ve önemli adımlar atıldığını kaydeden Grossi, bu konuda daha fazla çabaya ihtiyaç olduğuna dikkati çekti.

Grossi, küresel sınamaların yaşandığı ve nükleer faaliyetlerin kalıcı yönde geliştiği bir dönemden geçildiğini belirterek, "Nükleer ve radyoaktif maddeler, toplumlara zarar vermek, korku ve baskı unsuru olarak kullanmak isteyen kötü niyetli gruplar için cezbedici bir güce sahip." uyarısında bulundu.

"Nükleer güvenlik ulusal bir sorumluluktur. Bizim sorumluluğumuz ise bu alanda yapılan çalışmalar ve çabaları bir araya getirerek, bütün ülkeler için geçerli olabilecek normatif bir yapı ortaya koyabilmek." değerlendirmesinde bulunan Grossi, bu konferansın uluslararası toplumu yakından ilgilendirdiğini vurguladı.İran-ABD gerginliği

İran Atom

Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi de nükleer enerjinin, barışçıl amaçlar doğrultusunda bütün ülkeler tarafından ayrım yapılmaksızın kullanılması gerektiğini dile getirdi.

Salihi, 2015'te imzalanan İran nükleer anlaşmanın birçok açıdan önemli bir kazanım olduğunu ve olumlu bir atmosfer yarattığını ancak ABD'nin "sorumsuz yaklaşımı" nedeniyle olumlu havanın uzun sürmediğini söyledi.

Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmanın muhafaza edilmesi için Avrupa ülkelerine sorumluluk düştüğünü belirten Salihi, "KOEP'nin en önemli paydaşı olan Avrupa'nın, ABD'nin haksız baskılarına itibar etmeden anlaşmayı kurtarmak için gerekli yükümlülüklerini yerine getirme zamanı gelmiştir." diye konuştu.

Salihi, nükleer maddeler ve radyoaktif kaynakların kullanılması yoluyla terör tehditlerinin arttığını, ülkesine yönelik ABD ve İsrail tarafından siber saldırılar ve sabotajlar yapıldığını, bu durumun uluslararası toplum tarafından kınanması gerektiğini ifade etti.

ABD'den İran ve Kuzey Kore'ye nükleer uyarı

ABD Enerji Bakanı Dan Brouillette de ülkesinin nükleer güvenlik alanında yaptığı çalışma ve yatırımları aktararak, nükleer güvenliğin küresel bir sorun olduğunu ve iş birliği içinde hareket edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Brouillette, UAEA'nın nükleer güvenlik açısından üstlendiği rolün çok önemli olduğunun altını çizerek, İran'ın Ajansla tam bir iş birliği içinde hareket etmesi ve nükleer anlaşmanın gereklerini yerine getirmesi çağrısını yineledi.

İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin UAEA tarafından talep edilen açıklamaların zamanında ve tatmin edici şekilde yapılmasının önemine işaret eden Brouillette, Kuzey Kore'nin de nükleer silahsızlanma hususunda verdiği taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

"Bakanlar Deklarasyonu"

Öte yandan konferansta UAEA'ye üye ülkeler, "Bakanlar Deklarasyonu" olarak adlandırılan nükleer güvenliğe ilişkin çeşitli önerileri içeren belgeyi kabul etti.

Belgede, "Mevcut ve ortaya çıkan nükleer güvenlik tehditleri konusunda endişelerimiz var ve bu tehditlere yönelik kararlıyız. Üye devletleri, nükleer ve diğer radyoaktif maddeler ile tesislerin korunmasını sağlayacak, nükleer güvenliğin artırılmasına katkıda bulunacak, tehdit ve risk azaltıcı önlemleri uygulamaya teşvik ediyoruz." ifadelerine yer verildi.