Avusturya’da yurttaşlık yasasının sert ve dışlayıcı yapısı yeniden tartışma konusu oldu. Siyasal bilimci Rainer Bauböck, kaleme aldığı yorumda, Avusturya’nın mevcut yurttaşlık düzeninin ayrımcı olduğunu, demokrasiyi zayıflattığını ve aşırı sağın güçlenmesine hizmet ettiğini savundu. Bauböck, çözüm olarak doğumla yurttaşlık hakkının koşullu biçimde tanınmasını önerdi.

Bauböck’e göre Avusturya’da genel oy hakkına dayalı temsili demokrasi bulunmasına rağmen, siyaset giderek nüfusun daralan bir kesimini temsil ediyor. Oy verme yaşındaki nüfusun yaklaşık beşte biri yurttaş olmadığı için sandık başına gidemiyor. Viyana’da bu oran üçte birin üzerine çıkıyor.

“Sorunun temelinde doğumla yurttaşlık yokluğu var”

Bauböck, bu tablonun en önemli nedeninin yurttaşlığa geçişteki yüksek engeller ve doğumla yurttaşlık hakkının bulunmaması olduğunu belirtiyor. Avusturya’da doğan her dört çocuktan biri, doğum anında Avusturya yurttaşlığı alamıyor. Ülkede doğan çocukların daha sonra yurttaşlığa geçebilmesi için aranan koşulların, yeni gelen yetişkinlerle neredeyse aynı derecede katı olduğu vurgulanıyor.

Sekiz gerekçeyle reform çağrısı

Bauböck, yurttaşlık yasasında reform yapılması gerektiğini sekiz başlık altında topluyor. Buna göre:

Demokratik temsil zayıflıyor: Nüfusun büyük ve giderek artan bir bölümü siyasal süreçlerin dışında kalıyor. Bu durum özellikle gençleri, kentlerde yaşayanları ve düşük gelirli kesimleri etkiliyor.
Eşitsizlik duygusu derinleşiyor: Avusturya’da doğup büyüyen, ancak “yabancı” sayılan çocuklar ve gençler kendilerini dışlanmış hissediyor. Bu da demokrasiye yönelik güvensizliği artırabiliyor.
Aşırı sağ güç kazanıyor: Göç tartışmalarında ortak aidiyet yerine kimlikçi ve dışlayıcı söylemler öne çıkıyor. Bauböck’e göre doğumla yurttaşlık, bu kutuplaşmayı azaltabilecek en güçlü araçlardan biri.
Kimlikçi ideolojiye set çekilebilir: Doğumla yurttaşlık, köken ve soy temelli anlayışlara karşı, geleceğe ve ortak yaşama dayalı bir yurttaşlık tanımı sunuyor.
Avrupa değerleriyle çelişiyor: Demokrasi, eşitlik ve dayanışma ilkeleri, toplumun bir bölümünün kalıcı olarak yurttaşlıktan dışlanmasıyla zedeleniyor.
“Doğum turizmi” iddiası gerçeği yansıtmıyor: Avrupa’da uygulanan koşullu doğumla yurttaşlık modellerinin, yeni göçü teşvik etmediği belirtiliyor.
Avrupa’da yaygın bir uygulama: Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, belirli koşullarla doğumla yurttaşlık hakkı tanıyor.
Siyasal çoğunluk mümkün: Sosyal demokratlar ve yeşiller bu yönde açık destek verirken, belirleyici konumda olan muhafazakârların tutumu reformun kaderini belirleyecek.

“Muhafazakârlar için de çıkış yolu olabilir”

Bauböck, hükümetin bu yıl yurttaşlık yasasında bazı değişiklikler planladığını, ancak doğumla yurttaşlık konusunun programda yer almadığını hatırlattı. Muhafazakârların aşırı sağla kimlik yarışına girmesinin kaybettirdiğini savunan Bauböck, koşullu doğumla yurttaşlığa destek verilmesinin hem demokratik değerler hem de siyasal denge açısından önemli bir adım olacağını ifade etti.

 

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.