Avrupa genelinde gençler artan kiralar, düşük maaşlar ve hayat pahalılığıyla mücadele ederken, Eurostat’ın 2025 verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Avusturya, 18–24 yaş grubunun yaşadığı hanelerin satın alma gücüne göre düzeltilmiş gelirinde Avrupa’nın ilk sırasında yer aldı. Ancak uzmanlar, yüksek gelirin gençlerin ekonomik bağımsızlığa kavuştuğu anlamına gelmediğini vurguluyor.
Avrupa’nın birçok ülkesinde gençler, yükselen yaşam maliyetleri ve konut sıkıntısı nedeniyle protesto gösterileri düzenliyor. Özellikle Fransa’da öğrenciler ve genç çalışanlar ekonomik koşullara yönelik tepkilerini sokaklara taşıyor.
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan 2025 verileri ise gençlerin ekonomik durumunun ülkeden ülkeye önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.
Avusturya, İsviçre ve Lüksemburg İlk Üçte
18–24 yaş grubunun yaşadığı hanelerin yıllık medyan eşdeğer kullanılabilir geliri incelendiğinde İsviçre ilk sırada bulunuyor.

Avusturya, 37.299 avroluk gelirle İsviçre ve Lüksemburg’un ardından üçüncü sırada bulunuyor. Almanya’da bu rakam 26.330, Fransa’da 23.850 avro seviyesinde.
Türkiye ise 5.987 avroyla karşılaştırmaya dahil edilen 34 Avrupa ülkesi arasında alt sıralarda yer alıyor.
Satın Alma Gücünde Avusturya Birinci
Ülkeler arasındaki fiyat farklılıkları hesaba katıldığında sıralama değişiyor.
Satın alma gücü standardına (PPS) göre yapılan karşılaştırmada Avusturya 33.052 PPS ile Avrupa’nın zirvesine yükseliyor.

Fransa bu ölçütte 13. sırada bulunurken Almanya, Fransa’nın önünde yer alıyor.
PPS, ülkelerdeki fiyat düzeylerini dikkate alarak gelirlerin satın alma gücünü karşılaştırmaya yarayan istatistiksel bir ölçü. Bu rakamlar doğrudan avro cinsinden maaş olarak değerlendirilmemeli.
Avusturya’da Gençlerin Hane Geliri Ülke Ortalamasının Üzerinde
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de gençlerin yaşadığı hanelerle genel nüfus arasındaki gelir karşılaştırması.
İncelenen 34 ülkenin 28’inde gençlerin yaşadığı hanelerin medyan geliri, genel nüfusun altında kalıyor.
Avrupa Birliği genelinde gençlerin hane geliri 21.482 avroyla genel nüfusun 22.939 avroluk gelirinin yüzde 93,6’sına karşılık geliyor.
Avusturya’da ise durum farklı. Gençlerin yaşadığı hanelerin medyan geliri, ülke genelindeki medyan gelirin yüzde 102,1’ine ulaşıyor.
Benzer şekilde Hırvatistan’da bu oran yüzde 105,7, Malta’da yüzde 105,5 ve Slovenya’da yüzde 105,4 seviyesinde.
İsviçre’de ise yüzde 100,5 olarak hesaplanıyor.
Yüksek Gelir, Ekonomik Bağımsızlık Anlamına Gelmiyor
Uzmanlar, söz konusu verilerin yanlış yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Çünkü araştırma, gençlerin kendi kazandıkları maaşları değil, yaşadıkları hanenin vergi ve kesintiler sonrasındaki kullanılabilir gelirini ölçüyor. Sosyal yardımlar da bu hesaba dahil ediliyor.
Dolayısıyla ailesiyle yaşayan ve henüz çalışmayan bir üniversite öğrencisi, ebeveynlerinin geliri nedeniyle istatistiklerde yüksek gelirli bir hanede görünebiliyor.
Avrupa Gençlik Forumu (European Youth Forum), bu durumun önemli bir çelişki yarattığını belirtiyor.
Gençler ailelerine bağımlı kaldıkları sürece istatistiklerde daha varlıklı görünebilirken, kendi evlerine çıktıklarında daha düşük gelirli olarak kaydedilebiliyor.
Bu nedenle gençlerin ekonomik durumunu değerlendirirken yalnızca gelir rakamlarına bakmanın yeterli olmadığı vurgulanıyor.
Kuzey Avrupa’da Gelir Farkı Neden Daha Büyük?
Gençlerin hane gelirinin genel nüfusa oranla en düşük olduğu ülke Finlandiya.
Finlandiya’da gençlerin yaşadığı hanelerin medyan geliri 22.277 avro, genel nüfusun medyan geliri ise 29.740 avro. Bu da yüzde 74,9’luk bir orana karşılık geliyor.
Danimarka’da yüzde 78,3, Norveç’te yüzde 82,7, Lüksemburg’da yüzde 86 ve İsveç’te yüzde 88,2 seviyesinde.
Ancak uzmanlara göre bu tablo, söz konusu ülkelerdeki gençlerin mutlaka daha yoksul olduğu anlamına gelmiyor.
Kuzey Avrupa ülkelerinde gençlerin aile evinden daha erken ayrılması ve kendi başlarına yaşamaya başlaması, hane gelirlerinin daha düşük görünmesinde önemli rol oynuyor.
Asıl Sorun: Gençler Kendi Hayatlarını Kurabiliyor mu?
Avrupa Gençlik Forumu, ekonomik refahın yalnızca maaş veya hane geliriyle ölçülemeyeceğini belirtiyor.
Uygun fiyatlı konutlar, kaliteli eğitim, sağlık hizmetleri, sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerine erişim de gençlerin yaşam standartlarını doğrudan etkiliyor.
Avusturya satın alma gücünde Avrupa’nın zirvesinde bulunsa da bu sonuç, ülkedeki bütün gençlerin yüksek maaş aldığı veya kolaylıkla ev sahibi olabildiği anlamına gelmiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu temel soru ise şu: Gençlerin ailelerinin ekonomik durumu ne kadar iyi olursa olsun, kendi gelirleriyle bağımsız bir yaşam kurmaları ne kadar mümkün?
