Avusturya’da bu yılki grip sezonu ilk zirvesini geride bıraktı. Ancak uzmanlara göre, farklı solunum yolu virüslerinin aynı dönemde yayılması, önümüzdeki haftalarda yeni bir dalga riskini gündeme getiriyor.
Avusturya Tanısal Grip Ağı verilerine göre, grip dalgasının zirvesi yılbaşı döneminde yaşandı. Sonraki haftalarda ise vaka sayıları durağan bir plato seviyesine geçti. Sağlık sisteminden gelen güncel değerlendirmeler de bu tabloyu doğruluyor.
Österreichische Gesundheitskasse Başhekimi Dr. Andreas Krauter, “Son takvim haftasında grip benzeri enfeksiyonlar, gerçek grip ve Covid vakalarında düşüş gözlemledik. Grip dalgasının zirvesi aşıldı,” açıklamasında bulundu.
Influenza A hâlâ baskın
Mevcut enfeksiyon tablosunda Influenza A virüsü baskınlığını sürdürüyor. Avusturya Tanısal Grip Ağı’na göre A(H3N2) alt türü hâlen çoğunlukta olsa da, A(H1N1)pdm09’un payında son dönemde artış gözleniyor.
MedUni Wien’den virolog Judith Aberle, güncel dağılımın yaklaşık yüzde 70 H3N2, yüzde 30 H1N1 şeklinde olduğunu belirtiyor. Ayrıca şu ana kadar Influenza B virüslerinin neredeyse hiç tespit edilmemesi, uzmanlara göre önümüzdeki haftaların dikkatle izlenmesini gerektiriyor.
Krauter de bu noktaya dikkat çekerek, ücretsiz grip aşısının önemini yineledi. “Geçmiş yılların deneyimi, sezon içinde ikinci bir yükselişin mümkün olduğunu gösteriyor,” dedi.
RSV ve adenovirüsler hız kazanıyor
Gripte düşüş yaşanırken, diğer solunum yolu virüslerinde artış dikkat çekiyor. Aberle’ye göre, özellikle RSV ve adenovirüs enfeksiyonlarında son haftada belirgin bir yükseliş kaydedildi.
Hayati risk taşıyabilen Solunum Yolu Sinsityal Virüsü (RSV) vakaları kısa sürede iki katına çıktı. Bu artış, hastane yatışlarına da yansıdı. Ocak 2026’nın ilk haftasında 63 RSV hastası normal servislere, 4 hasta ise yoğun bakıma alındı. Vakaların büyük bölümünü 4 yaş altındaki çocuklar oluşturdu.
RSV enfeksiyonları çoğu zaman hafif seyredebilir ya da fark edilmeyebilir. Ancak bebekler ve küçük çocuklarda ciddi solunum sorunlarına yol açabiliyor. Belirtiler; öksürük, burun akıntısı ve ateşten, ağır nefes darlığına kadar uzanabiliyor. Üstelik hastalığı geçirmek kalıcı bağışıklık sağlamıyor, yeniden enfeksiyon mümkün.
Önlem çağrısı
Uzmanlar, yeni bir dalganın önüne geçebilmek için temel önlemlerin hâlâ büyük önem taşıdığını vurguluyor. Düzenli el yıkama, kapalı alanların sık havalandırılması, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve soğuk algınlığı belirtileri olan kişilerle temasta özenli davranılması öneriliyor.
