Avusturya’nın Spittal kentindeki Türkkaserne kışlasında geçen yıl yaşanan ölüm olayında yeni bir gelişme yaşandı. 22 Ekim 2024’te kışlada nöbetçi asker Lukas P. (21), arkadaşı Mustafa’yı silahla vurarak öldürmüştü. Olayın ardından uzun süre “kaza mı, cinayet mi?” tartışması sürmüştü.
Ancak Oberster Gerichtshof (Yüksek Mahkeme), yerel mahkemenin kararını onayladı: Mustafa’nın ölümü bir kaza değil, cinayet olarak nitelendirildi. Böylece karar artık kesinleşmiş oldu.
“Silahla oynuyordum” savunması kabul edilmedi
Sanık, farklı zamanlarda değişen ifadeler vermişti. Birinde “silahla oynarken yanlışlıkla ateş aldığını”, diğerinde ise “tüfek kayınca düzeltmeye çalıştığını” söylemişti. Ancak mahkeme, bu ifadeleri inandırıcı bulmadı. Deliller, olayın “kasıtlı ateş etme” yönünde olduğuna işaret etti.
Kışlada tansiyon yükselmişti
Haziran 2025’te verilen ilk kararda sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Duruşma sonrası, mağdurun ailesi ve yakınları verilen cezayı “çok hafif” bularak tepki göstermiş, kışla çevresinde büyük güvenlik önlemleri alınmıştı. Kısa süreli “intikam korkusu” bile yaşanmıştı.
Irkçı ifadeler skandalı
Soruşturma sürecinde, sanığın telefonunda ırkçı ifadeler içeren videolar da bulunmuştu. Videoda, zanlının bir arkadaşına “Kanake” (ırkçı hakaret) dediği ve aşırı sağcı düşünceler sergilediği görülmüştü. Bu detay, mahkemenin “cinayet motivasyonu” değerlendirmesinde etkili oldu.
Artık yalnızca cezanın süresi yeniden değerlendirilecek. Ancak olay, hem orduda hem toplumda derin bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.
