Kasım 2025’te bir ÖBB hızlı treninde Vorarlberg’te yaşayan iki kadını rehin almakla tehdit eden 31 yaşındaki Letonya vatandaşı, Viyana Eyalet Mahkemesi tarafından iki yıl koşulsuz hapis cezasına çarptırıldı.
Sanığın tehdidi, Salzburg Merkez Tren Garı’nda özel polis birliklerinin katıldığı geniş çaplı bir güvenlik operasyonuna yol açmıştı. Olay sırasında tren seferleri kısa süreli olarak durdurulmuş, yolcular güvenlik gerekçesiyle kontrollü şekilde tahliye edilmişti.
Mahkeme kayıtlarına göre sanık, Almanya’da daha önce dört kez mal varlığına karşı suçlardan hüküm giymişti. Ayrıca alkol ve uyuşturucu bağımlılığı bulunduğu da duruşmada teyit edildi.
“Polis gelirse sizi rehin alırım dedi”
Olayın mağdurlarından biri, mahkemede verdiği ifadede sanığın son derece huzursuz ve gergin davrandığını belirtti. Sanığın defalarca “Polis geliyor mu?” diye sorduğunu aktaran 29 yaşındaki kadın, daha sonra sanığın silahı olduğunu söylediğini ve polis gelmesi hâlinde kendilerini rehin alacağını ifade ettiğini anlattı. Kadın, sanığın el hareketleriyle silahı taklit ettiğini ve yaşadıkları şok nedeniyle büyük korku duyduklarını dile getirdi.
İkinci mağdur ise sanığın davranışlarını “öngörülemez” olarak tanımladı. Kadınlar bu nedenle vagon değiştirmeye karar verdi. Ancak sanığın onları takip ettiğini fark edince durumu tren görevlisine bildirdiler. 27 yaşındaki kadın, yaşananları “alarm verici” olarak nitelendirerek, sanığın kendilerine son derece ciddi bir ifadeyle baktığını ve olay sırasında psikolojik olarak olağanüstü bir hâl yaşadıklarını söyledi.
Sanık pişmanlık beyan etti
Mahkemede konuşan sanık, kadınlara korku yaşattığı için pişman olduğunu belirterek davranışını “aptalca” olarak nitelendirdi. Olay sırasında alkollü olduğunu söyleyen sanık, silahlı olmadığını da özellikle vurguladı. Tutuklanma esnasında polise karşı direndiğini kabul eden sanık, bunu yalnızca kendisine uygulanan fiziksel müdahaleyi durdurmak amacıyla yaptığını öne sürdü.
Mahkeme, sanığı zorlama, devlet otoritesine direnme, tehlikeli tehdit ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından iki yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık, karar hakkında herhangi bir itirazda bulunmadı. Yalnızca, Avusturya’da bağımlılık tedavisi imkânı sağlanmaması hâlinde cezasını kendi ülkesinde çekmek istediğini ifade etti.
