Dornbirn’de 72 yaşındaki bir emekliyi darbederek gasp ettikleri öne sürülen Suriye ve Almanya vatandaşı iki 13 yaşındaki çocuk, Avusturya gündemindeki yerini koruyor.
İki çocuğa yalnızca 2026 yılı içerisinde 300’den fazla suç isnat ediliyor. Çocuklardan birinin Bregenz’deki Milchpilz büfesine yönelik hırsızlık girişiminin ardından gözaltına alınmaya direndiği ve iki polis memurunun yaralanmasına neden olduğu bildirildi.
Ancak Avusturya’da cezai sorumluluk yaşı 14 olduğu için çocuklar hakkında ceza yargılaması yürütülemiyor.
Ailelerin Velayeti Hangi Durumlarda Alınabilir?
Bludenz Kaymakamlığı Çocuk ve Gençlik Yardım Birimi Başkanı Daniela Walter, ailelerin velayet hakkının (Obsorge) yalnızca belirli koşullarda kaldırılabileceğini açıkladı.
Avusturya Medeni Kanunu'nun (ABGB) 181. maddesine göre, çocuğun fiziksel veya psikolojik gelişiminin tehlikeye girmesi durumunda mahkeme velayeti tamamen ya da kısmen kaldırabiliyor.
Ancak çocuğun suç işlemesi tek başına velayetin kaldırılması için yeterli değil. Eğitim ve bakım ihmali gibi çocuğun yararını tehlikeye atan somut koşulların bulunması gerekiyor. Ebeveynlerin kusurlu olması ise her durumda şart değil.
Velayetin kaldırılması, daha hafif önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda son çare olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlardan Zorunlu Danışmanlık Önerisi
Vorarlberg Çocuk ve Gençlik Hakları Savunucusu Christian Netzer, cezai sorumluluk yaşının genel olarak düşürülmesine karşı çıkıyor.
Netzer, bunun yerine sorunlu davranışların erken aşamada tespit edilmesini, çocuklar ve ebeveynler için zorunlu danışmanlık görüşmelerinin uygulanmasını öneriyor.
Vorarlberg’de mevcut sistemin baş etmekte zorlandığı yaklaşık 8 ila 10 çocuğun bulunduğu tahmin ediliyor.
İsviçre’de Cezai Sorumluluk 10 Yaşında
Avusturya’da cezai sorumluluk 14 yaşında başlarken İsviçre’de bu sınır 10. Almanya’da ise belirli koşullarda aile mahkemeleri çocukların özgürlüklerini kısıtlayan koruma tedbirlerine izin verebiliyor.
Netzer, bu modellerin dikkatle incelenmesi gerektiğini ancak çocukların koruma amacıyla yerleştirildikleri kurumların cezalandırma aracına dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre tartışmanın temelinde iki önemli sorumluluk bulunuyor: Suça sürüklenen çocukların korunması ve toplumun yeni suçlardan, özellikle de çocuk yaştaki mağdurların şiddetten korunması.
