Dünyaya gelmemiz Cenabı Hakkın nasip etmesi ile ve ailenizin karar verip çocuk sahibi olma seçimi ile başlar.

Sizin ilk dünyaya göz açmanız ve Avusturya'da yaşıyor olmanıza kader diyebiliriz. 

Bebek iken belirli aylara kadar seçici olma hakkına sahip degilsiniz belki, ama bebekte olsanız seçicilik belirli bir aydan sonra başlar. 

Yediğiniz gıda ürünlerini, şeker, çikolata tatlarını bile damak tadınıza göre seçmeye başlarsınız.

Henüz bebekken kıyafetlerinizi anneniz seçerek giydirirken, zamanla büyüdükçe onu da ele alır ve kıyafetlerinizi kendiniz seçmeye başlarsınız.

Büyüdükçe seçicilik artar, okul yıllarında da seçimleriniz kendi tercihleriniz olsun istersiniz. 

Aileniz farklı düşünse bile, arkadaşlarınız ve hangi okula gideceğiniz ve meslek tercihlerinizi bile kendiniz seçmeyi tercih edersiniz.

Yaşadığınız ülke olan Avusturya'da gündem takip ediyor ve siyaset ile ilgileniyorsanız, 16 yaşında seçme hakkı kazanmanız ile kendi tercihinizi yapmak ister ve size yakın olan adaya oy vermek istersiniz. 

Ehliyetinizi aldıktan sonra araba tercihi, hayatınızı birleştireceğiniz eş tercihi, çalışacağınız iş yeri tercihi ve oturacağınız ev tecihi; hepsi hayatınız boyunca vereceğiniz önemli kararlardır.

Hayat böyle sürer gider, emeklilik sonrası yaşlanacağınız yeri ve hatta öldüğünüzde yatmak istediğiniz yeri seçer; sevdiklerinize vasiyet edersiniz.

Kısacası, hayatımızda bir çok kararı kendimiz verir ve tercihimizi yaparız, ama bazen de başarısızlıkta kadere suç bulur; her şeyi ona bağlarız.

Hayatımız yaptığımız tercihler ve seçimler ile geçerken, bizi yönetecek insanları seçmemek ve seçime dahi gitmemek kader midir; yoksa büyük bir hata mı ?

Siyaset ile ilgilenmemek ve kendimizi yönetecek insanları seçme tercihimizi kullanmamak ve daha sonra doğacak kötü sonuçlard bunu kader ile nitelendirmek, kader değil; yaptığımız en büyük hatadır.

Genelde hata diye nitelendirip geçiyor ve hatalarımızda ders çıkarmayı da bilmiyoruz.

Elbette hata yapmak inanlara mahsus bir şeydir, ama hatalarımızdan ders çıkarmamak da kaderimiz olamaz. 

Vorarlberg'de yaşayan Türk kökenli Avusturya vatandaşları olarak seçime gitmemek ve oy kullanmamak, bir hata ve kader değil; burada yaşayan toplumumuza yaptığımız en büyük ihanet sayılabilir.

Türk toplumunun kaderini belirleyecek, bizleri temsil edecek kişilerin hem teşvikini yapmalı, hem de desteğini mutlaka sağlamamız gerekir. 

Hakkımızda çıkan yasalar, hakkımız olmasına rağmen alamadığımız sosyal haklar ve çoğunlukla görmedğimiz saygı ve değer; asla kaderimiz olmamalı. 

Vorarlberg'de Türk kökenli Avusturya vatandaşlarımızın sayısı 24.000 civarında ve seçim hakkına sahip olanların sayısı da 18.000 rakamına ulaşmış durumda. 

Seçim istatistiklerine bakıldığında, vatandaşlarımızın sadece % 27'si oy kullanıyor; yani bu sayı 4000-4500 vatandaşımıza tekabül ediyor. 

Bu rakamlarda, elimizdeki en büyük kozu kaybetmemize yol açıyor. Bu oranı % 60 oranlarına çıkarmadığımız sürece, ne partilerde söz sahibi olabilir, ne de; bizlere gerçekten meclis üyesi olabilecek sıralardan yer verirler.

Benim acizane tavsiyem ve isteğim; burdaki oy kullanma hakkına sahip olan vatandaşlarımızın tamamının bu sorumluluğu alarak; oyunu kullanması ve geç kalınmış gücümüzün farkına varılması.

Öncelikle beldelerinizde 'Stadtvertreter' hatta 'Stadtrat' olabilecek adaylar, parti gözetmeksizin desteklemelidir. Geçersiz oy kullanmak bile, sandık başına hiç gitmemekden daha iyidir; çünkü katılım oranımızı arttırmak bile bir başarı sayılabilir.

Sandık başına gidemem diyorsanız dahi, seçim kartı talebi (wahlkartenantrag) ile evinizden posta yoluyla kullanabilirsiniz.

15 Mart 2015, kaderimiz değil; seçimimiz olsun. 

Ben sizlerin oyları ile Arbeiterkammer 2014 seçimlerinde, sizin seçiminiz doğrultusunda dört arkadaşımla birlikte Arbeiterkammer Meclisi'ne kammerrat olarak girmeyi başardık.

Sonradan kader diye nitelendirmek yerine, kendi kaderimizi kendimiz belirleyelim ve seçime mutlaka gidelim ve teşvik edelim.

15 Mart 2015, KADERİMİZ DEĞİL; SEÇİMİMİZ OLSUN !

 

 

Saygılarımla 

NBZ (Neue Bewegung Zukunft) Arbeiterkammer Meclis Üyesi Osman Güvenç

© www.havadis.at — Tüm Hakları Saklıdır.Havadis.at sitesinde yayımlanan haber, fotoğraf, video ve internet ortamında üretilen diğer tüm içerikler, Havadis Haber yönetiminin yazılı izni olmadan hiçbir şekilde kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz veya herhangi bir mecrada kullanılamaz.