Avusturya’da sanayi temsilcileri, artan enerji maliyetleri nedeniyle şirketler ve istihdam üzerinde ciddi bir baskı oluştuğu uyarısında bulundu. Yüksek elektrik fiyatları, sertleşen uluslararası rekabet ve yatırımlardaki belirgin durgunluk, üretim gücünü ve iş olanaklarını tehdit ediyor.
Sanayi Birliği Başkanı Georg Knill, mevcut belirsiz ortamda net, güvenilir ve rekabetçi koşullara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Knill’e göre sanayinin ayakta kalabilmesi için, Almanya’daki uygulamaya benzer şekilde kilovat saat başına beş sentlik bir sanayi elektriği fiyatı hayata geçirilmeli.
Geçici ve Hedefli Destek Talebi
Knill, bu uygulamanın geçici süreli, hedefe yönelik ve özellikle elektrik yoğun, uluslararası rekabete açık işletmeleri kapsaması gerektiğini belirtti. Almanya’nın Avusturya için en önemli ticaret ve rekabet ortağı olduğuna dikkat çeken Knill, komşu ülkede planlanan uygun fiyatlı sanayi elektriği uygulamasının iki bin yirmi yedi yılında, geriye dönük olarak iki bin yirmi altı yılı da kapsayacak şekilde yürürlüğe girmesinin öngörüldüğünü hatırlattı. Bu düzenlemenin Almanya’ya üç yıl içinde üç ila beş milyar avroya mal olacağı ifade ediliyor.
Yatırımlar Tehlikede
Sanayi Birliği Başkanı, mevcut koşullar nedeniyle yatırımların ertelendiğini ya da yurt dışına kaydırıldığını söyledi. Özellikle çelik, kimya, kağıt ve cam gibi enerji yoğun sektörlerin, rekabet gücünü hızla kaybettiğine dikkat çekti.
Bu nedenle Sanayi Birliği, elektrik fiyatı maliyet dengeleme düzenlemesinin kapsamının genişletilmesini ve iki bin otuz yılına kadar uzatılmasını talep ediyor. Söz konusu düzenleme, elektrik fiyatları üzerinden sanayiye yansıyan dolaylı karbondioksit maliyetlerini telafi etmeyi amaçlıyor. Knill’e göre bu maliyetler, Avrupa’daki şirketleri etkilerken, Avrupa dışındaki rakipler aynı yükle karşılaşmıyor.
Siyasi Karar Çağrısı
Avrupa Birliği, iki bin on üç yılından bu yana bu tür maliyetlerin sanayiye geri ödenmesine olanak tanıyor. Birçok Avrupa Birliği ülkesi bu imkandan iki bin otuz yılına kadar yararlanıyor. Avusturya’da iki bin yirmi beş ve iki bin yirmi altı yılları için ayrılan yetmiş beş milyon avroluk destek, sanayi için ilk rahatlama adımı olarak görülüyor.
Ancak Knill, bunun yeterli olmadığını belirterek, desteğin iki bin otuz yılına kadar uzatılması ve destekten yararlanabilecek sektör sayısının artırılması gerektiğini söyledi. Bunun, baskı altındaki işletmeler için planlama güvenliği sağlayacağını vurguladı.
Ayrıca yatırımları teşvik etmek için vergisel kolaylıklar, daha hızlı amortisman imkanları ve araştırma desteklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Knill, mevcut koşulların artık gecikmeden siyasi karar alınmasını zorunlu kıldığını belirtti.
