Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger (NEOS), Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen’in İsrail’e yönelik “savaş suçları” açıklamalarının ardından başlayan tartışmada Cumhurbaşkanı’na destek verdi. Meinl-Reisinger, Avusturya’nın İsrail konusundaki tutumunun açık olduğunu ancak dost ülkeler arasında da “kırmızı çizgilerin aşıldığı” noktaların söylenmesi gerektiğini belirtti.
Meinl-Reisinger, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmeleri için bulunduğu New York’ta yaptığı açıklamada, tartışmanın boyutuna ilişkin “Temelde bu tepkiyi tam olarak anlayamıyorum” dedi.
Dışişleri Bakanı, Avusturya’nın İsrail’e yönelik temel yaklaşımında bir değişiklik olmadığını özellikle vurguladı:
“Avusturya olarak İsrail’e yönelik tutumumuz çok açık. İsrail’in yanındayız.”
Bununla birlikte Meinl-Reisinger, bunun İsrail hükümetinin uygulamalarının eleştirilemeyeceği anlamına gelmediğini belirterek, “kırmızı çizgilerin aşıldığı yerleri de söylemek gerektiğini” ifade etti.
“Dostlar birbirine karşı dürüst olmalı”
Meinl-Reisinger, Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısının Avusturya tarafından en sert şekilde kınandığını hatırlattı. Aynı zamanda uluslararası hukuk ile uluslararası insancıl hukuka İsrail’in de uyması gerektiğinin sürekli dile getirildiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı, özellikle dost ülkeler arasında açık konuşmanın önemine dikkat çekerek, kırmızı çizgilerin aşıldığı durumların dürüstçe ifade edilmesi gerektiğini savundu.
Van der Bellen ne söylemişti?
Cumhurbaşkanı Van der Bellen, salı günü New York’ta Başbakan Christian Stocker ve Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger ile düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki uygulamalarını eleştirmişti.
Van der Bellen, “uluslararası hukuk ihlalleri” ve “savaş suçları” ifadelerini kullanmış; örnek olarak Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesini gündeme getirmişti.
Van der Bellen aynı açıklamalarında İsrail’in var olma hakkının tartışmasız olduğunu da vurgulamıştı.
Meinl-Reisinger uluslararası hukuka dikkat çekti
Meinl-Reisinger, savaş sırasında uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ihlal edildiğine ilişkin tespitlerin bulunduğunu savundu. Ayrıca “savaş suçları” kavramıyla ilgili ihlallerin belgelenmesinde Birleşmiş Milletler’in rolüne işaret etti.
Bakan ayrıca Batı Şeria’daki gelişmelerden duyulan endişenin İsrail’e defalarca iletildiğini söyledi. Yeni yerleşim kararlarının iki devletli çözümü daha da zorlaştırdığını belirten Meinl-Reisinger, Avrupa Birliği’nin radikal yerleşimciler ve bazı yerleşimci örgütlere yönelik yaptırımlarını da hatırlattı.
İsrail Dışişleri Bakanı sert tepki göstermişti
Van der Bellen’in sözlerine İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar sert tepki göstermiş ve Avusturya Cumhurbaşkanı’nın “utanması gerektiğini” söylemişti.
Saar, Van der Bellen’in İsrail’e yönelik suçlamasını “yanlış” olarak nitelendirmiş ve Avusturya’nın Nazi dönemindeki tarihi üzerinden de Cumhurbaşkanı’nı eleştirmişti.
Böylece Van der Bellen’in açıklamalarıyla başlayan diplomatik tartışmada Avusturya hükümeti içinde de farklı vurgular ortaya çıktı. Başbakan Christian Stocker, hukuki ihlallerin tespitinin mahkemelerin görevi olduğunu belirtirken; Dışişleri Bakanı Meinl-Reisinger, Avusturya’nın İsrail’le dostluğunun sürdüğünü ancak uluslararası hukuk konusunda eleştirinin de dile getirilmesi gerektiğini savundu.
