Avusturya’da yapılan yeni bir araştırma, kadınların büyük bölümünün kronik yorgunluk ve uyku problemleriyle mücadele ettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre kadınların yüzde 54’ü kendisini sürekli yorgun hissettiğini belirtirken, büyük kısmı buna rağmen günlük hayatına devam etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Kadın Sağlığı Günü kapsamında yayımlanan araştırma, ülke genelinde bin kadınla gerçekleştirildi. Sonuçlara göre kadınların yüzde 68’i “sadece devam ettiğini”, yüzde 66’sı ise yorgunluğu artık hayatın normal bir parçası olarak gördüğünü söyledi.
Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise kadınların yaşadığı sorunların çoğu zaman yeterince ciddiye alınmadığını düşünmesi oldu. Sürekli yorgunluk nedeniyle doktora başvuran kadınların yüzde 54’ü, yaşadıkları problemin gerektiği kadar önemsenmediğini belirtti.
Yeterli Uyku da Çözüm Olmuyor
Araştırmaya göre kadınların önemli bir bölümü yeterince uyusa bile dinlenmiş hissetmiyor. Katılımcıların yüzde 57’si sabah yorgun uyandığını söylerken, yüzde 51’i uykunun kendilerini tam anlamıyla yenilemediğini ifade etti.
Kadınların yaklaşık üçte biri hafta içi geceleri ortalama en fazla altı saat uyuyor. Yarısından fazlası ise gece boyunca en az iki kez uyandığını belirtti.
Buna rağmen katılımcıların yüzde 61’i hafta içi yedi ila sekiz saat uyuduğunu söyledi. Ancak yüzde 62’si, uyku süresinden bağımsız olarak günlük yaşamda sık sık tükenmiş hissettiğini ifade etti.
“Kadınlar Kendilerini Geri Plana Atıyor”
Araştırmaya göre kadınların yüzde 92’si toplum tarafından başkaları için sorumluluk hissetmeye daha fazla yönlendirildiklerini düşünüyor.
Katılımcıların yüzde 74’ü, kendi ihtiyaçlarını iş veya aile sorumluluklarının gerisine koyduğunu söyledi. Özellikle gece bakım sorumluluklarının büyük bölümünün kadınların üzerinde olduğu belirtildi.
Kadınların yüzde 44’ü, çocuk veya aile bireyleriyle ilgili bakım sorumlulukları nedeniyle uykularının düzenli olarak bölündüğünü ifade etti.
Uzmanlardan Uyarı
Uyku uzmanı Elke Doppler-Wagner, stres ve sürekli baskının uyku kalitesini ciddi şekilde bozduğunu belirtti. Uzmanlara göre bu durum zamanla sinirlilik, depresif ruh hali, yaşam sevincinde azalma, kalp çarpıntısı, mide-bağırsak sorunları ve kulak çınlaması gibi fiziksel sorunlara da yol açabiliyor.
Araştırmada kadınların yüzde 52’si, yaşadıkları tükenmişliğin doktorlar tarafından hızlı şekilde “psikolojik” olarak değerlendirildiğini söyledi. Yüzde 72’sine ise bunun yaşadıkları dönemde “normal” olduğu aktarıldı.
Uzmanlar, uyku düzeni, düzenli yaşam alışkanlıkları, spor, nefes teknikleri ve psikolojik destek çalışmalarının uyku problemlerine karşı önemli rol oynadığını vurguluyor.
