İki hafta önce Almanya’nın Hanau kentinde ırkçı saldırıya kurban gidenler için düzenlenen anma törenine Cumhurbaşkanı, Başbakan, Federal Konsey Başkanı ve eyalet Başbakanı başta olmak üzere devlet ve hükumetin en üst düzey temsilcileri katıldı. Steinmeier, “Bizim ülkemizde yaşayan herkes, güven ve barış içinde yaşama hakkına sahiptir. Devletin vazifesi bu hakkı korumaktır. Kine, nefrete, terör ve şiddete karşı birlikte durmalıyız. Bu bizim sınavımız” dedi.

Başbakan Angela Merkel, Federal Konsey Başkanı Woidke, Hessen Eyalet Başbakanı Bouffier, Hanau Büyükşehir Belediye Başkanı Kaminsky, kurban aileleri ve davetlilerin katıldığı toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Steinmeier, herkesi ırkçılığa karşı birlikte mücadeleye çağırdı. Kentin Schlossplatz meydanındaki Congress Park’taki törende Steinmeier şunları söyledi: “Her bir sözcük hem çok fazla hem çok az. Sevdiği bir insanı kaybetmenin acısını ne giderebilir. Biz bugün burada, kaybettiğimiz vatandaşlarımızı anıyoruz. Ferhat Unvar, Mercedes Kierpacz, Sedat Gürbüz, Gökhan Gültekin, Hamza Kurtovi, Kaloyan Velkov, Vili Viorel Pun, Said Nesar Hashemi, Fatih Saraçoğlu ve kurbanlar arasında saldırganın annesi Gabriele Rathjen. On insan, on yaşam öyküsü, on yaşam rüyası bilinçlice ve acımasızca söndürüldü. Cani terör onları nargile barda, onların kendilerini emniyette hissettiği yerde yakaladı. Onlar bir daha geri gelmeyecekler.”

YASIMIZA ÖFKE KARIŞTI
Teröre kurban gidenlerin eşleri, aileleri, çocukları, kardeşleri ve akrabalarıyla da yas tuttuklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Steinmeier, “Bu cani, acımasız öldürücü terör saldırısı hepimizi sarstı. Yasımıza acı ve öfke karıştı. Sizin acınızı bir vatandaş olarak paylaşmak ve Cumhurbaşkanı olarak şu mesajı açıkça vermek için buradayım: Bizim ortak ülkemizde yaşayan herkes, güven ve barış içinde yaşama hakkına sahiptir. Devletin vazifesi bu hakkı korumaktır. Kine, nefrete, terör ve şiddete karşı birlikte durmalıyız. Bu bizim sınavımız” dedi.
‘YAYGIN BİR İSLAM DÜŞMANLIĞI VAR’
Bu caniliğin tesadüf olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Steinmeier, bu saldırının göçmen kökenlileri, Müslümanları dışlayan, onlara karşı kışkırtan, havayı zehirleyen bir evveliyatı olduğunu söyledi. Bu havanın teröristleri silaha sarılmaya ve öldürmeye yönlendirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Steinmeier, “Bu saldırı bizim hepimize bir saldırı. Evet bizim ülkemizde ırkçılık var ve bu öyle birkaç haftadan beri de değil. Evet, yaygın bir İslam düşmanlığı var. Siyah tenli insanlar veya başörtülü olanlar ayrımcılığa, saldırıya, hakarete, şiddete maruz kalıyorlar” dedi. Steinmeier, Alman Anayasası’nın ‘insan onuruna dokunulamaz’ maddesini hatırlattı ve “İkinci sınıf vatandaş yok” dedi. Saldırının özgürlüğe, barışa, birlikte yaşamı hedef aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı, bu haklara herkesin sahip çıkmasını istedi.
‘KARDEŞLERİMİZİ KAYBETTİK’
Saldırıya kurban giden Türk ailelerin temsilcisi olarak konuşan Kemal Koçak, kendisinin Hanau doğumlu olduğunu, okul eğitimini burada aldığını, Hanau’da futbol antrenörlüğü yaptığını, bir lokal işlettiğini anlattı ve “Benim ailem, Alman ve yabancı arkadaşlarım, tanıdıklarım bu güzel şehirde yaşıyor. O nedenle 19 Şubat 2020 Çarşamba gecesi olup bitenlerden şoke oldum. Biz bir aile ferdini kaybettik, arkadaşlarımızı kaybettik, tanıdıklarımızı, sadık müşterilerimizi kurban verdik. Hanau kendi vatandaşlarını ve sevgi dolu insanlarını kaybetti” dedi. Kemal Koçak, o gece teröre kurban giden 9 kişinin sevgi, yaşam dolu karakterlerini anlattı ve “Bu genç insanları unutamayız. Irkçılığa, nefrete ve şiddete birlikte durmalıyız, sesimizi yükseltmeliyiz. Böyle bir acı bir daha yaşanmasın. Bunu hep birlikte başarabiliriz” diye konuştu.
Almanya’nın Hanau kentinde 19 şubat çarşamba gecesi 43 yaşındaki ırkçı Alman Tobias Rathjen, Türklere ait iki nargile bar ve bir büfeye silahlı saldırı düzenledi. Saldırıda 9 kişiyi öldüren saldırgan, 5 kişiyi yaraladı. Saldırgan annesini de öldürdükten sonra intihar etti.
