muammer.kelesoglu @ yahoo.com

(2.bölüm):

Değerli dostlar. Bugün; ''Avusturya'daki Türklerin unutulan istekleri'' yazı dizisinin 2. bölümünde sizlere yıllardır çözümü beklenen aşağıdaki sorunları anlatmaya çalışacağım; Çünkü bu konuları gündeme getirmediğimiz zaman üzeri küllenmekte ve göz ardı edilmektedir. Bu konuların takibi ve çözümünde de Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) ve derneklere büyük görevler düşmektedir.

1) Türkiye'deki sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek: Biliyorsunuz yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Mavi kartlı gurbetçiler senelik izinlerinde yada turistik amaçla geçici olarak Türkiye'ye gittikleri sırada Türkiye'deki sağlık hizmetlerinden (doktor, hastane, ilaç vs) sadece -ACİL-durumlarında'' yararlanabilmekte, ancak tedavi sırasında bazı katkı payı, katılım payı ve yapılan ek masrafları hastanın kendisinin karşılaması gerekmektedir. Müracaat eden kişinin o andaki durumunun -acil olup-olmadığına ise doktor karar vermektedir. Bildiğiniz gibi Avusturya'daki gurbetçilerimizin Türkiye'ye giderken acil durumlarda Türkiye'deki sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için kayıtlı bulundukları Krankenkassa'dan (GKK) bir (Urlaubskrankenschein/ A/TR/3) belgesi alıp götürmeleri ve o belgeyi de doktor ya da hastaneye gitmeden önce Türkiye'deki herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) bilgisayarda YUPASS sistemine kayıt ettirmeleri gerekmektedir.

Ancak; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bazı Avrupa ülkeleri ile yaptığı bir anlaşma gereği örneğin; Fransa'dan gelen gurbetçiler sadece ''acil'' durumlarda değil, istedikleri takdirde bilumum normal sağlık muayenelerini olabilmekte ve bilumum doktor, hastane, ilaç vs. gibi her türlü sağlık hizmetlerinden yani acil durumların dışında da yararlanabilmektedir. Bu hak ve uygulamadan halbuki Avusturya'daki gurbetçilerimizin de yararlanmaları gerekmektedir. Avusturya'daki gurbetçi vatandaşlarımız ve mavi kartlılar acil durumların dışında da Türkiye'deki hastane ve doktorlarda diledikleri zaman muayene ve tedavi olabilmelidir. Nasıl ki milyonlarca Suriye'li göçmene yıllarca ücretsiz sağlık hizmeti veren Türkiye Cumhuriyeti ; gurbetçi vatandaşlarına da -ACİLİN DIŞINDA- da sağlık hizmetini verebilmelidir. !!

2) Mavi Kartlıların durumu; En az 60 yıldır gurbet ellerde çalışmış, evlat ve torun sahibi olmuş, sonra emekli olmuş, yıllarca senelik izinlerini hep Türkiye'de geçirmiş, senelerce yatırımlarını Türkiye'ye yapmış, Türkiye'nin ekonomisine büyük katkılar sağlamış, Türkiye'ye bağlılığını her zaman göstermiş, gençliğini ve ömrünü gurbet ellerde feda etmiş, keza; devletin tavsiyesi üzerine bulunduğu ülkenin vatandaşlığına geçmiş, mavi kart almış, emekli vatandaşlara maalesef -kullanılmış ev eşyası ithal etme- ve -muafeten araç ithal etme hakkı- verilmemektedir. Oysa ki Türkiye'ye yerleşmiş bir Alman, İngiliz, Fransız, Avusturya veya başka bir ülkenin emeklisine bu haklar verilmekte ama bizim Mavi Kartlı emeklimize bu haklar verilmemektedir.! Neden verilmemektedir.? Nedir bu bürokrasi.? Nedir bu yabancı hayranlığı.?

Mavi kart yasasına göre mavi kartlılar yabancı sayıldıklarından dolayı, a) Seçme ve seçilme, b) askerlik, c) Kullanılmış ev eşyası ithali, ç) muafiyetli araba ithali, d) memur olmak gibi hakları bulunmamaktadır. Seçme ve seçilme, memuriyet ve askerlik haklarından yararlanamamasını anladık ama mavi kartlı emekli gurbetçiler bu muafeten araba ithali ile kullanılmış ev eşyası hakkından mahrum edilmesi nedendir? Mavi kartlılar da Türkiye'de ikamet eden diğer yabancılar gibi (Alman, İngiliz, Fransız, Avusturya vs) yurt dışındaki araçlarını Türkiye'ye vergisiz ve gümrüksüz olarak götürebilmeli, Turing Kurumuna teminat bedelini ödeyerek Mavi Plaka alabilmeli ve hatta yurt dışında kullandığı ev eşyalarını da Türkiye'deki evlerine vergisiz ve gümrüksüz olarak götürebilmelidir. Ayrıca Mavi Kartlılar da istedikleri takdirde Türkiye'de ikamet eden yabancılar gibi 5 yıllık ikamet tezkeresi alma, kendilerini yabancı saydırma ve kanunen bu haklardan yararlanma hakları bulunmaktadır.

3) Yabancı plakalı araçların Türkiye'de teknik muayene (TÜV) sorunu: Bildiğiniz gibi geçen yıl çıkartılan bir kanun ile yabancı plakalı araçların Türkiye'de kalış süreleri -sadece emekliler için- 4 yıla çıkartıldı ama yabancı plakalı arabalar Türkiye'de TÜV alamadıkları için bu araçların her yıl TÜV'ü bitmeden önce yurt dışına çıkartılması ve plakası kayıtlı olduğu ülkeden yeniden bir TÜV alınarak Türkiye'ye geri getirilmesi gerekmektedir. Örneğin; Avusturya plakalı arabaların Avusturya makamları tarafından her yıl muayene edilmesi gerektiğinden, Türkiye'de kullanılan bir arabanın TÜV'ü bitmeden, her yıl TÜV almak için Avusturya'ya getirilmesi ve yeni bir senelik TÜV alındıktan sonra geri götürülmesi gerekmektedir. Aksi takrdirde TÜV süresi bittiği sırada Türkiye'de veya başka bir ülkede (Bulgaristan, Romanya, Macaristan vs) kullanıldığı anlaşıldığı takdirde para ceza verilmekte hatta arabanın kullanımı trafikten men edilmekte ve yasaklanmaktadır.

Yazık değil mi binlerce emekli vatandaşımıza, zaten hepsi 65 ve daha üzerindeki yaşlarda.? Bu insanları yazın sıcağında, kışın soğuğunda, karda, yağmurda, gece ve gündüz, binlerce kilometre yollara dökmek ve sadece 15-20 dakika süren bir TÜV işlemi için yurt dışına göndermek ve eziyet etmek vicdanen doğru mudur? Bugün sadece Avusturya'da değil, daha uzak ülkelerden Türkiye'ye gelen emekli vatandaşlarımız da bulunmaktadır. Örneğin; Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İngiltere vs.! Bu nedenle emekli vatandaşlarımızın yabancı plakalı araçlarına ya TÜRK-TÜV ' de TÜV verebilmeli yada bu araçlara bir teminat bedeli karşılığında -Mavi Plaka- verilerek araçların 4 yıl Türkiye'de kalabilme imkanı sağlanmalıdır. Ayrıca 185 gün şartı da kaldırılmalı ve söz verildiği gibi 30 gün yurt dışı süresi hayata geçirilmelidir. Ben bu konuları gümrüklerden sorumlu T.C. Ticaret Bakanımıza bizzat yazdım. Ama hala bir olumlu gelişme olmamıştır. Artık emekli gurbetçilerimize bir müjde verilmelidir.

(3.bölüm devam edecek)

Sevgi ve saygılarımla. Viyana. 13.10.2025.mk.