Şubat ayı, solunum yolu hastalıklarının en sık görüldüğü dönemlerden biri olarak biliniyor. Tirol’de özellikle son haftalarda burun akıntısı, öksürük, ateş ve boğaz ağrısı gibi şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında artış yaşanıyor. Eyalet yetkilileri, bu artışta solunum sinsityal virüsü kaynaklı enfeksiyonların etkili olduğunu belirtiyor.
Tirol Eyaleti tarafından yapılan açıklamaya göre, son dönemde özellikle çocuklar ve gençler arasında solunum sinsityal virüsü vakalarında belirgin bir yükseliş gözlemleniyor. Buna karşın yenidoğanlar ile bir yaşın altındaki bebeklerde ağır seyirli vakaların şu anda nadir görüldüğü ifade ediliyor.
Bebekler ve küçük çocuklar için koruma
Yetkililer, virüslere karşı korunmada hijyen kurallarının yanı sıra aşıların büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tirol’de solunum sinsityal virüsü, grip, boğmaca, kızamık ve pnömokok aşılarının yeterli miktarda bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca federal yönetim, eyalet ve sosyal güvence kurumlarının ortak programı kapsamında, altmış yaş üzerindeki kişiler için pnömokok ve zona aşılarının ücretsiz sunulduğu bildirildi. Yenidoğanlar ve küçük çocuklar için ise solunum sinsityal virüsüne karşı koruyucu pasif aşılama uygulamasının programda yer aldığı aktarıldı.
Tirol Sağlık Direktörü Theresa Geley, özellikle bebeklerde yüksek aşılama oranının etkisini açıkça gösterdiğini vurguladı. Yaklaşık yüzde seksenlik aşılama oranının, en savunmasız grupları korumada önemli rol oynadığını ifade etti.
Yüksek aşılama oranı belirleyici
Uzmanlar, solunum yolu ve bulaşıcı hastalıklara karşı özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanmasının hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor. Altmış yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalar, bakım evlerinde yaşayanlar, hamileler ve bebekler bu gruplar arasında yer alıyor. Yüksek aşılama oranlarının, aşı olamayan bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin dolaylı olarak korunmasını sağladığına dikkat çekiliyor.
Kızamık aşısında eksikler var
Tirol Eyaleti, kızamık aşısında ise önemli açıklar bulunduğunu belirtiyor. Özellikle kızamık aşılanma oranlarının son dönemde düştüğü, bin dokuz yüz yetmiş ile iki bin yılları arasında doğan kişiler ile iki ila beş yaş arasındaki çocuklarda eksik aşılamanın yaygın olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar, kızamığa karşı tam korumanın ancak iki doz aşı ile sağlandığını hatırlatıyor. Tek doz aşılanmış kişilerin de hastalığı başkalarına bulaştırabileceği vurgulanıyor. Yetkililer, vatandaşlara aşı durumlarını kontrol etmeleri ve gerekli görülmesi halinde bunu bir hekimle görüşmeleri çağrısında bulunuyor.
