İsviçre’nin en saygın sağlık kurumları arasında gösterilen Zürih Üniversitesi Hastanesi’nde (USZ) hazırlanan bağımsız soruşturma raporu, ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Raporda, kalp cerrahisi bölümünde yıllar boyunca yaşanan ciddi ihmaller nedeniyle onlarca hastanın gereksiz yere hayatını kaybetmiş olabileceği belirtildi.
Blick Gazetesi’nin yayımladığı bilgilere göre, 2016 ile 2020 yılları arasındaki dönemi kapsayan 216 sayfalık inceleme raporunda yaklaşık 4 bin 500 ameliyat mercek altına alındı. Uzmanlar, hastanedeki ölüm oranlarının diğer İsviçre hastanelerine kıyasla dikkat çekici şekilde yüksek olduğunu tespit etti.
Raporda yer alan en çarpıcı değerlendirmelerden biri ise “fazladan ölüm” tespiti oldu. Uzmanlara göre aynı sağlık durumundaki bazı hastalar başka kliniklerde tedavi edilmiş olsaydı yaşamlarını sürdürebilirdi. Analizlerde 68 ila 74 arasında ölümün önlenebilir olabileceği ifade edildi.
İnceleme kapsamında ayrıca 307 ölüm vakası tek tek değerlendirildi. Bunların 11’i “beklenmeyen ölüm” olarak sınıflandırılırken, 64 vakada ölümün “yüksek ihtimalle önlenebilir” olduğu belirtildi.
Soruşturmanın merkezindeki isimlerden biri olan dönemin kalp cerrahisi kliniği şefi Francesco Maisano hakkında da dikkat çekici iddialar yer aldı. Rapora göre Maisano’nun geliştirilmesinde rol oynadığı deneysel implantlar bazı hastalarda kullanıldı.
Toplam 59 ameliyatta bu implantların tercih edildiği, ancak bunların 13’ünde kullanımın tıbbi açıdan gerekli olmadığı belirtildi. Uzmanlar, bazı hastalarda klasik ameliyat yöntemlerinin daha güvenli olabileceğini ifade etti.
Raporda ayrıca Maisano’nun söz konusu implantların pazarlanmasından maddi kazanç sağladığı bilgisine de yer verildi. Bu durum İsviçre’de çıkar çatışması tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Zürih Üniversitesi Hastanesi yönetimi, toplam 24 vakayı savcılığa taşıma kararı aldı. Dosyalar arasında beklenmeyen ölümler ve tartışmalı implant uygulamaları da bulunuyor.
Zürih Başsavcılığı ise bazı dosyalar hakkında “ihmalkâr adam öldürme”, “ağır yaralanmaya neden olma” ve “belgede sahtecilik” şüpheleriyle soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Ortaya çıkan rapor, İsviçre’de sağlık sistemine duyulan güveni sarsarken, kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Hastane yönetimi ise yaşananlardan dolayı derin üzüntü duyduklarını açıkladı ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için yeni denetim mekanizmalarının devreye alınacağını bildirdi.
