Kuzey Yarımküre kavurucu yaz sıcaklıklarını yaşarken Dünya, 6 Temmuz'da Güneş'e en uzak konumuna ulaşacak. İlk bakışta şaşırtıcı görünen bu durumun nedeni ise mevsimlerin sanıldığı gibi Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığı değil, gezegenimizin eksen eğikliği.
Astronomi kaynaklarına göre Dünya, 6 Temmuz 2026'da "Aphel" adı verilen yörüngesindeki en uzak noktaya ulaşacak. Bu tarihte Dünya ile Güneş arasındaki mesafe yaklaşık 152,1 milyon kilometre olacak.
Buna karşılık Dünya, her yıl ocak ayının başında "Perihel" adı verilen en yakın noktaya geliyor ve Güneş'e olan uzaklığı yaklaşık 147 milyon kilometreye kadar düşüyor.
İki nokta arasındaki fark yaklaşık 5 milyon kilometre olsa da bu, ortalama uzaklığın yalnızca yaklaşık yüzde 3'üne karşılık geliyor.
Yazın nedeni uzaklık değil
Birçok kişinin düşündüğünün aksine mevsimleri belirleyen unsur Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığı değil.
Asıl neden, Dünya'nın 23,4 derecelik eksen eğikliği.
Haziran ve temmuz aylarında Kuzey Yarımküre Güneş'e doğru eğik durumda olduğu için Güneş ışınları yeryüzüne daha dik açıyla ulaşıyor ve gündüzler uzuyor. Bu da sıcaklıkların yükselmesine neden oluyor.
Altı ay sonra ise Kuzey Yarımküre Güneş'ten uzak tarafa döndüğü için günler kısalıyor ve kış mevsimi yaşanıyor. İlginç olan ise bu dönemde Dünya'nın Güneş'e en yakın konumda bulunması.
Güneş'ten daha az enerji geliyor
Dünya'nın Güneş'ten uzaklaşması tamamen etkisiz değil.
Aphel döneminde Dünya'ya ulaşan güneş enerjisi, ocak ayına göre yaklaşık yüzde 7 daha az oluyor.
Ancak atmosfer, okyanuslar ve yeryüzünün ısı depolama özelliği bu farkı büyük ölçüde dengelediği için mevsimler üzerinde belirleyici etki oluşturmuyor.
Yaz mevsimi biraz daha uzun sürüyor
Dünya, Güneş'ten en uzak noktasında yörüngesinde biraz daha yavaş hareket ediyor.
Bu nedenle Kuzey Yarımküre'de yaz mevsimi kıştan birkaç gün daha uzun sürerken, Güney Yarımküre'de ise tam tersi yaşanıyor.
