Tirol’de mültecilerle çalışan sivil toplum kuruluşları Plattform Asyl ve Fluchtpunkt, aile birleşiminin askıya alınmasına yönelik hükümet kararına tepki göstererek, “popülizme derhal son verilmesi” çağrısında bulundu. Avusturya hükümeti, aile birleşimini en azından 2026 sonbaharına kadar durdurmayı planlıyor. Bu karar, insan hakları örgütlerinde büyük endişe yarattı.
Yasa Değişikliği Planı
ÖVP, SPÖ ve NEOS partileri Çarşamba günü bakanlar kurulunda, aile birleşiminin tamamen kaldırılmayacağını ancak en azından Eylül 2026 sonuna kadar durdurulacağını duyurdu. Bu doğrultuda iltica yasasında değişiklik yapılarak, hükümete bir yönetmelikle başvuru işlemlerini durdurma yetkisi verilmesi öngörülüyor.
“Acil Durum Yönetmeliği İnsan Haklarına Aykırı”
Tirol’deki çeşitli STK ve kuruluşlardan oluşan geniş bir ittifak, bu plana sert tepki gösterdi. Sivil toplum ve kilise temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, aile birleşimi hakkının bir acil durum yönetmeliğiyle ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada siyasetçilere açık çağrıda bulunuldu.
Avusturya İltica Koordinasyonu’ndan Lukas Gahleitner-Gertz, “Geçen yıl Avusturya’ya gelen yaklaşık 8.000 kişinin yüzde 98’i kadın ve çocuktu. Ailelere yeniden bir araya gelme umudunu vermemek sorunları çözmez, aksine yenilerini yaratır” dedi. Bu kararın, insanları ya geri dönmeye ya da ailesinden sonsuza kadar ayrı kalmaya zorlayacağı ifade edildi.
“Not Durumu Şartları Yok”
Plattform Asyl ve Fluchtpunkt’un da aralarında bulunduğu kuruluşlar, böyle bir yönetmeliği haklı kılacak bir olağanüstü durumun söz konusu olmadığını belirtti. Gahleitner-Gertz, “Bu insanlar ülkelerini kendi istekleriyle terk etmedi. Onlara bir acil durum kararnamesiyle aile yaşamı hakkını engellemek hem insanlık dışı hem de kısa görüşlüdür,” diyerek entegrasyonun aile birleşimiyle daha sağlıklı ilerleyeceğini vurguladı.
Eğitimdeki Sorunlar Bahane Edilemez
Bildiride ayrıca eğitim sistemindeki mevcut sorunlara da değinildi. İlkokullarda bazı öğrencilerin dersleri takip edemediği yönündeki eleştirilerin doğru olduğuna değinilerek, bu çocukların yaklaşık yüzde 60’ının Avusturya doğumlu olduğu ve aile birleşimiyle hiçbir ilgisi bulunmadığı hatırlatıldı.
“Çözüm Eğitim Politikalarında”
STK’lar, çözümün eğitim alanındaki yapısal reformlarda olduğunu belirterek, “Gerekli eğitim politikası önlemleri masada duruyor. Popülist dikkat saptırma manevralarına kimsenin ihtiyacı yok,” dedi. Eğitimciler uzun süredir sınıfların küçültülmesi ve daha fazla kaynak sağlanması için çağrıda bulunuyor.
Omas gegen Rechts oluşumundan Monika Salzer ise, “Hâlâ insan haklarına dayalı bir parlamenter demokrasiyiz. Kriz bölgelerinden gelen insanları kabul ediyorsak, yasaları keyfi biçimde değiştiremeyiz,” ifadelerini kullandı.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
