Avusturya’da sekizinci sınıfa kadar olan öğrenciler için planlanan başörtüsü yasağı tartışması ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Yasa tasarısının değerlendirme süreci sona yaklaşırken, farklı kurumlar ve sivil toplum kuruluşları farklı tepkiler verdi.
Öğretmen Sendikası Yasağı Destekliyor, Ancak Uyarıyor
Zorunlu eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin bağlı olduğu sendika, yasa tasarısının amaç olarak doğru olduğunu belirterek destek verdi.
Sendikadan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Çocukları korumak, onların özgüvenlerini geliştirmek ve eşitlik değerlerini güçlendirmek, Avusturya eğitim sisteminin temel hedeflerinden biridir.”
Buna karşın sendika, okul yönetimlerine ek sorumluluklar yüklenmesinden endişe duyduğunu bildirdi.
Mevcut tasarıya göre, okul müdürlerinin önce yalnızca öğrenciyle birebir görüşme yapması gerekiyor. Sendika ise bu uygulamanın yetersiz olduğunu savunarak, ilk ihlalde veli, öğrenci ve okul psikoloğunun birlikte yer aldığı bir görüşmenin zorunlu hale getirilmesini talep etti.
Ayrıca sendika, öğretmenlerin “toplumsal bir sorunu çözme göreviyle” karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini vurguladı:
“Okullar, pedagojik kurumlar olmalı; denetim veya cezalandırma organlarına dönüşmemelidir.”

Eşitlik Denetleme Kurumu: “Yasa Ayrımcılık İçeriyor”
Gleichbehandlungsanwaltschaft (GAW) ise tasarının dini özgürlükleri kısıtladığını ve ayrımcılık potansiyeli taşıdığını savundu.
GAW Başkanı Sandra Konstatzky, yasa kapsamında 8. sınıfa kadar getirilen yasağın, yaş farkı nedeniyle 16–17 yaşındaki kız öğrencileri de kapsayabileceğini belirtti.
“Bu durum, artık kendi dini inançları konusunda karar verme hakkına sahip gençlerin özgürlüklerini ihlal ediyor.”
Konstatzky ayrıca, benzer bir yasa girişiminin 2019’da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlattı ve mevcut tasarının da aynı akıbete uğrayacağını düşündüğünü söyledi.
“Tek Bir Dini Sembolü Hedef Almak Anayasaya Aykırı”
GAW’ye göre tasarının yalnızca başörtüsünü (Hidschāb) hedef alması, anayasanın tarafsızlık ilkesine aykırı.
Kurum, yasa yürürlüğe girerse öğretmenlerin bilinçli ya da bilinçsiz biçimde ayrımcı davranışlara yönelebileceği ve bunun ırkçı tutumları artırabileceği uyarısında bulundu.
Kiliseler ve Eğitim Girişimleri de Tepkili
Evanjelik Kilisesi yasa tasarısını “sembolik siyaset” olarak nitelendirdi:
“Bir demokrasinin gücü, azınlıklarla nasıl davrandığında ölçülür. Bu yasa, Müslüman kız öğrencileri hedef alan tek taraflı bir mesaj içeriyor.”
Serbest Kiliseler Konseyi (Freikirchen) de benzer şekilde, yasa tasarısının “tek yönlü bir ayrımcılık” oluşturduğunu savundu.
İslam Federasyonu Viyana ise, yasanın mevcut önyargıları derinleştireceği ve Müslüman öğrencilerin toplumsal dışlanmasına yol açabileceğini belirtti.
Toplumda Artan Endişe
Eşitlik kurumunun verilerine göre, dini nedenlerle yapılan ayrımcılıklarda %90 oranında Müslüman kadınlar hedef alınıyor.
Ayrıca Avrupa Temel Haklar Ajansı (FRA) verilerine göre, Avusturya’daki Müslümanların %71’i son beş yılda ırkçı muameleye maruz kaldı.
Katılımcıların %27’si, çocuklarının okulda ayrımcılık veya zorbalık yaşadığını belirtti.
Copyright © www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.
