Vorarlberg’in Kummenberg bölgesinde yaşayan 53 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir baba, iki kızına yıllarca fiziksel şiddet uyguladığı iddiasıyla Feldkirch Eyalet Mahkemesinde hâkim karşısına çıktı. Ancak duruşmada eşi ve üç kızının ifade vermeme hakkını kullanması üzerine suçlamaları kanıtlayacak yeterli delil bulunamadı. Mahkeme, dört çocuk babasının beraatine karar verdi.
İki Kızının Şikâyeti Üzerine Dava Açıldı
Feldkirch Eyalet Mahkemesinde görülen davada, yaşları 7 ile 23 arasında değişen dört çocuk babası, sürekli şiddet uygulama suçlamasıyla yargılandı.
Kummenberg bölgesinde yaşayan 53 yaşındaki adam hakkında soruşturma, iki kızının polise başvurarak babalarından şikâyetçi olması üzerine başlatıldı.
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, babanın çocuklarına uzun yıllar boyunca fiziksel şiddet uyguladığı öne sürüldü.
Yıllarca Tokat Attığı İddia Edildi
İddianameye göre sanığın, ikinci küçük kızına Şubat 2022 ile Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenli olarak tokat attığı iddia edildi.
Bu müdahalelerin zaman zaman çocuğun vücudunda kızarıklıklara ve morluklara neden olduğu ileri sürüldü.
Babanın, üçüncü küçük kızına da 2020 ile Ağustos 2026 arasında düzenli olarak tokat attığı ve başka fiziksel saldırılarda bulunmakla tehdit ettiği öne sürüldü.
İddialara konu olan dönemlerde her iki kızın da en azından belirli bir süre reşit olmadığı belirtildi.
Mahkemede Dört Kadın da İfade Vermedi
Sanık, duruşmada hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Ancak iddialara ilişkin ayrıntılı açıklama yapmaktan da kaçındı.
Bu nedenle davanın aydınlatılmasında kızlarının tanıklıkları büyük önem taşıyordu.
Ancak polise giderek babalarından şikâyetçi olan iki kız, mahkemede ifade vermek istemedi.
Her ikisi de Avusturya yasalarının yakın aile üyelerine tanıdığı tanıklıktan çekinme hakkını kullandı.
Sanığın en büyük kızı ve eşi de aynı şekilde ifade vermeyi reddetti.
Böylece mahkemeye tanık olarak çağrılan dört aile üyesinin tamamı susma hakkını kullanmış oldu.
Polisteki İfadeler Delil Olarak Kullanılamadı
Davada belirleyici olan gelişme, kızların daha önce polise verdikleri ifadelerin mahkemede delil olarak değerlendirilememesi oldu.
Avusturya Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yakın aile üyeleri, sanık aleyhine tanıklık yapma yükümlülüğünden muaf tutulabiliyor.
Bu hak, söz konusu kişilerin daha önce polise ifade vermiş olmaları durumunda da geçerliliğini koruyor.
Somut davada iki kızın tanıklıktan çekilmesi nedeniyle önceki polis ifadeleri de delil olarak kullanılamadı.
Böylece savcılığın suçlamalarını dayandırdığı temel ifadeler mahkemenin değerlendirmesi dışında kaldı.
Dosyada mahkûmiyet kararı verilmesini sağlayabilecek başka yeterli delil de bulunmuyordu.
Mahkemeden Kesin Beraat Kararı
Feldkirch Eyalet Mahkemesi Hâkimi Alexander Wehinger, mevcut delillerin sanığın suçlu olduğunu kanıtlamak için yeterli olmadığına hükmetti.
Bu nedenle 53 yaşındaki aile babası, sürekli şiddet uygulama suçlamasından kesin olarak beraat etti.
Karar, şiddet iddialarının gerçeğe aykırı olduğunun tespit edildiği anlamına gelmiyor. Mahkeme, mevcut ve hukuken kullanılabilir delillerle suçlamaların kanıtlanamadığı sonucuna vardı.
Aile İçi Şiddet Davalarında Tanıklığın Önemi
Feldkirch’te görülen dava, aile içi şiddet soruşturmalarında karşılaşılan önemli bir hukuki sorunu yeniden gündeme getirdi.
Aile içi şiddet iddialarında mağdur olduğunu belirten kişiler, başlangıçta polise başvursalar bile daha sonra mahkemede yakınları aleyhine ifade vermek istemeyebiliyor.
Bunun nedenleri aile ilişkileri, duygusal bağlar veya başka kişisel koşullar olabiliyor.
Ancak tanıkların ifadelerinin kullanılamaması ve başka yeterli delilin bulunmaması durumunda, mahkemelerin suçlamaları kanıtlaması güçleşebiliyor.
Feldkirch’teki davada da dört aile üyesinin tanıklıktan çekilmesi, yargılamanın sonucunu doğrudan etkiledi.
