Avusturya’da 44 yaşındaki bir kişi, tutuklu bulunduğu cezaevinden İsviçre üzerinden 35 kilogram esrar sevkiyatı organize etmeye çalıştığı gerekçesiyle yargılandı. Esrarın yasal CBD ürünü olduğunu savunan sanık, mahkeme tarafından suçlu bulunarak 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar henüz kesinleşmedi.
Avusturya’da görülen dikkat çekici bir uyuşturucu davasında, 44 yaşındaki sanığın tutuklu bulunduğu sırada yasa dışı uyuşturucu ticareti organize etmeye çalıştığı iddia edildi.
Savcılığa göre sanık, cezaevinde bulunduğu dönemde bir cep telefonu temin ederek İsviçre’den Avusturya’ya 35 kilogram esrar taşınmasını planladı.
İddianamede, sanığın sevkiyatı gerçekleştirmesi karşılığında eski hücre arkadaşına 10 bin avro teklif ettiği belirtildi. Ancak söz konusu taşıma hiçbir zaman gerçekleşmedi.
Sanık: "Uyuşturucu Değil, Yasal CBD Ürünüydü"
Duruşmada uzun süre sessiz kalan 44 yaşındaki sanık, daha sonra suçlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Sanık, taşınması planlanan ürünün uyuşturucu etkisi yüksek esrar değil, düşük THC oranına sahip yasal CBD ürünü olduğunu ileri sürdü.
Eski hücre arkadaşı da mahkemede benzer ifadeler kullandı. Tanık, ürünün CBD olduğunu, İsviçre dışına çıkarılmasının planlanmadığını ve herhangi bir sevkiyatın gerçekleşmediğini söyledi.
Ancak tanığın kendisine doğrudan yöneltilmeyen sorular hakkında da açıklamalar yapması savcılığın dikkatini çekti.
Savcı Simon Mathis, tanığın ifadelerinin sanığın savunma stratejisiyle örtüştüğünü belirterek bu açıklamaların inandırıcılığını sorguladı.
"Ailemi Geçindirmek İçin Satmak İstedim"
Sanık, ürünlerin yasal olduğunu savunarak bunları yalnızca ailesinin geçimini sağlamak amacıyla satmak istediğini söyledi.
Savcı ise ticaretin gerçekten yasal olması durumunda neden cezaevinden gizlice organize edilmeye çalışıldığını sordu.
Sanık, bu tür satışlarda genellikle erkeklerin bulunduğunu ve her zaman güvenilir kişilerle karşılaşılmadığını belirterek eşini bu işe dahil etmek istemediğini ifade etti.
Ayrıca eski hücre arkadaşını bir uyuşturucu satıcısıyla tanıştıracağı vaadiyle oyaladığını kabul etti.
Mahkeme Savunmayı İnandırıcı Bulmadı
Franziska Klammer başkanlığındaki mahkeme heyeti, sanığın açıklamalarını yeterli bulmadı.
Mahkeme başkanı, yasal bir ticaretin yürütülmesi için cezaevine gizlice cep telefonu sokulmasının makul olmadığını vurguladı.
Ayrıca 35 kilogramlık miktarın büyüklüğüne dikkat çekerek bu ölçekteki uyuşturucu ticaretinin toplum açısından ciddi zararlar doğurabileceğini belirtti.
Mahkeme, sanığın uyuşturucu ticareti suçunu işlediğine hükmetti.
5 Yıl Hapis Cezası Verildi
Yargılama sonucunda 44 yaşındaki sanık 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, cezanın belirlenmesinde bazı hafifletici ve ağırlaştırıcı nedenleri dikkate aldı.
Sanığın kısmi itirafta bulunması ve suçun teşebbüs aşamasında kalması hafifletici nedenler arasında değerlendirildi.
Buna karşılık uyuşturucu miktarının yasal sınırları büyük ölçüde aşması, birden fazla suç unsurunun bulunması ve sanığın geçmişteki mahkûmiyetleri ağırlaştırıcı nedenler olarak kabul edildi.
Kokain Suçlamaları Dosyadan Ayrıldı
Davanın başlangıcında sanık hakkında kilogramlarca kokain ve esrar kaçakçılığına ilişkin suçlamalar da bulunuyordu.
Ancak savunma makamı, kokainle ilgili delillerin elde edilme yöntemlerini ve ses kayıtlarının gerçekten sanığa ait olup olmadığını sorguladı.
Ayrıca aynı fiiller nedeniyle birden fazla yargılama yapılması ihtimalini gündeme getirdi.
Mahkeme, bu suçlamaların mevcut davadan ayrılmasını kabul etti.
Karar Henüz Kesinleşmedi
Duruşmanın sonunda hem savunma hem de savcılık makamı karara ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadı.
Bu nedenle verilen 5 yıllık hapis cezası henüz kesinleşmiş değil.
