Avrupa Birliği Komisyonu, Göç ve İltica Paktı kapsamında oluşturulacak “Dayanışma Fonu” için ilk adımı attı. Ancak Avusturya, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Hırvatistan ve Polonya’ya, bu fon kapsamındaki yükümlülüklerden muafiyet tanınması gündeme geldi.
“Dayanışma tek yönlü olmamalı”
Avusturya Başbakanı Christian Stocker (ÖVP), ülkesinin yıllardır en fazla sığınma başvurusu alan ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, “Dayanışma tek taraflı olmamalı” dedi. İçişleri Bakanı Gerhard Karner (ÖVP) ise ülkesinin pozisyonunu açıkça ortaya koydu:
“Bizim için öncelikli olan Avrupa dışındaki sınır merkezlerinin kurulması ve etkili sınır korumasıdır. Mülteci dağıtımına katılmamız söz konusu değil.”
Fonun büyüklüğü henüz belli değil
Dayanışma Fonu’nun ne kadar kaynakla oluşturulacağı henüz açıklanmadı. Fonun amacı, göç baskısı altındaki AB ülkelerine mali destek sağlamak olacak. Avrupa Konseyi’nin teklifi onaylaması ve üye ülkelerin katkı paylarını belirlemesi bekleniyor.
Komisyon, son beş yılda artan göç baskısı nedeniyle Avusturya ve diğer beş ülkenin “önemli ölçüde zorlandığını” belirterek, bu devletlerin fon katkılarının tamamen ya da kısmen düşürülmesini önermeyi planlıyor.
Akdeniz ülkelerine öncelik
Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve İspanya ise orantısız derecede fazla sayıda göçmen kabul ettikleri için 2026 yılının haziran ayından itibaren fon kaynaklarından doğrudan yararlanabilecek. AB Komiseri Magnus Brunner, “Akdeniz güzergâhı üzerindeki baskı çok yüksek” değerlendirmesinde bulundu.
Almanya ve Fransa dahil 12 ülke ise mevcut durumlarına göre destek önceliği alacak. Komisyon, bu ülkelerin durumunu gelişmelere göre yeniden değerlendirecek.
Bir gazetecinin “Neden Almanya farklı değerlendirildi?” sorusuna yanıt veren Brunner, “Değerlendirmemiz tamamen verilere dayanıyor. Almanya da bu paketten fayda sağlayacak” dedi.
Son olarak Brunner, “Göç ve İltica Paktı, sorumluluk ile dayanışma arasında bir denge kuruyor. Avusturya da bu reformdan büyük ölçüde fayda görecek” ifadelerini kullandı.
