Mahkeme salonu önünde yoğunluk yaşandı. Duruşmada, sanığın genç sporcuları gizli cep telefonu ile ya da anahtar deliğinden görüntülediği iddiaları ele alındı. İddianamede 15 kız çocuğu ve genç kadın mağdur olarak yer aldı.
Sanık, görüntü çektiğini kabul etti ancak çocuklara yönelik suç içerikli görüntü bulundurma suçlamasını reddetti. Hakkında, çocuklara yönelik suç içerikli görsel bulundurma, küçüklerin cinsel içerikli görüntülerini edinme ve izinsiz görüntü alma suçlamaları yöneltildi. İddianameye göre sanığın 188 görsel ve görüntü dosyasını elde edip sakladığı öne sürüldü. Sanık bu suçlamaları kabul etmedi ve söz konusu içeriklerin nasıl telefonuna geldiğini bilmediğini savundu. Dizüstü bilgisayardaki dosyaları yanlışlıkla indirdiğini ve hemen sildiğini ileri sürdü.
Mahkeme, sanığın telefonunda bulunan üç görsel nedeniyle suçlu olduğuna hükmetti. Dizüstü bilgisayardaki içerikler konusunda ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verildi.
Sanığın, karanlık ağ üzerinden çocuklara yönelik suç içerikli yayın yapan bir izleme hizmetine ödeme yaptığı da belirlendi. Bir deneme üyeliği için on Amerikan doları, daha sonra da süresiz üyelik için 180 Amerikan doları ödeme yaptığı kaydedildi.
Gizli çekimlerin yalnızca Altach’ta değil, bir spor salonunda ve Vorarlberg’de farklı yerlerde de yapıldığı belirtildi. Görüntülerin 2018 yılına kadar uzandığı ifade edildi.
Mağdur vekilleri her bir sporcu için 1.000 avro tazminat talep etti. Duruşmada sporcuların ortak açıklaması da okundu. Açıklamada, yaşananların güven duygusunu sarstığı, soyunma odalarının artık güvenli bir alan olarak görülmediği, kamuya açık duş alanlarında korku yaşandığı ve alaycı yorumlara maruz kalındığı vurgulandı. Sporcular, kulübü evleri gibi gördüklerini ancak bu güven ortamının yıkıldığını ifade etti.
Savcı, ceza belirlenirken güven ilişkisinin kötüye kullanılmasının dikkate alınmasını istedi. Mağdur vekili de verilen zararın yalnızca para ile giderilemeyeceğini belirtti. Savunma tarafı ise 10.000 avroluk bir ödeme önerdiğini ancak bunun kabul edilmediğini söyledi. Bu miktarın mağdurlar arasında paylaştırılması planlanmıştı.
Hakim, kararın amacının intikam değil, benzer olayların önlenmesi olduğunu vurguladı. Sanık kararı kabul etti, savcılık ise değerlendirme süresi talep etti. Bu nedenle hüküm henüz kesinleşmedi.
Sanığın, uluslararası bir soruşturma kapsamında İsviçre ve Almanya makamlarının adli yardımlaşma talebi üzerine tespit edildiği açıklandı. Sanık duruşma sonunda mağdurlardan özür diledi ve gizli çekim eğilimi nedeniyle kendi isteğiyle tedavi sürecine başladığını belirtti. Verilerin üçüncü kişilere aktarılmadığını ve silindiğini savundu.
