bunyaminburtek5 @ gmail.com

Dünya’ya barış gelmeyeceğini biliyorum, insanoğlunun sonsuz hakimiyet kurma arzusunu da biliyorum. Yine de daha iyi bir dünya için tıpkı hepiniz gibi çaba göstermek zorundayım. Kınamalar okuyoruz; çocuklar ve bebekler ölüyor, anneler ve babalar ölüyor ve biz kınama metinlerini paylaşmakla meşgulüz.

Hayır birçok insanın aklına gelen çözüm önerisini sunmayacağım, savaşların bitmesi için bombalar gerekmez, insanların öldüğü bir yerde bombaları ateş açarak bitiremeyiz çünkü ölümün dini yoktur acısı vardır, ölüm bir sondur. Bir başkasını öldürmeyi düşünen bir zihin, savaşı bitirmeyi değil savaşı kazanmayı istiyordur. Bugün bizimle aynı dine mensup insanların katlediliyor olması tarih boyunca diğer dine mensup bireylerin öldürülmediğini göstermez. Bizler ancak güçlü bir nesil inşa edersek mazlum insanların çatısı olabiliriz ve savaşları önleyebiliriz.



İyi bir nesil yetiştirdiğimizde de savaşlar son bulmayacak kabul ediyorum, ancak sizler çocuğunuza ülkesi ve insanlık için çok çalışmasını öğütlerseniz ve onlar yalnızca kendilerini değil insanlığı düşünerek büyürlerse idealist birer birey olarak ülkesinin kalkınması için çalışırlar. Psikolojiye önemli kazanımları olan Alfred Adler, kendisinden çok toplumu düşünen bireylerin sağlıklı olduğunu vurgular. Çocuklarımız el bebek gül bebek büyüdüklerinde, herhangi bir idealleri olmadığında dünyaya barış getirmek için çalışmayacak, ülkesini diğer ülkelerin üzerine çıkarmak için geceleri kitap kapağını açmayacak.

Kendimizi hiç kandırmayalım, bunu vakıflar değil ancak anne ve babalar olarak yapabiliriz. Mazlumlara umut olacağız diyerek yola çıkan vakıf yöneticilerinin kan dolu intikam yeminleri atan sloganlarından kendimi uzak tutuyorum zira yıllardır hiçbir faydasını görmedim. Mazlumlara umut olmak istiyorsak daha güçlü olmalıyız, daha güçlü olmak için her zaman ilmin ve bilimin ışığında çocuklarımızı aydınlık kılmalıyız.