Oruç tutmanın kardiyoprotektif (kalp koruyucu) etkisi olduğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Atila İyisoy, oruç tutan kişilerin aç kalma süresinde kandaki şeker düzeyinin azalması ile yağ hücrelerinden yağ asitleri salınacağını ve yağ asitlerinin ketona (organik fonksiyonel grup) dönüşeceğini belirterek, beyin dâhil olmak üzere tüm organların beslenmesini keton ile sağlayacağını ve bu durumda uzun zaman içinde kilo kaybı olacağını dile getirdi.

Bu kilo kaybı ile birlikte lipid seviyelerinde belirgin bir düzelme olacağını aktaran İyisoy, "Önce kötü kolesterol dediğimiz LDL ve trigliserid seviyeleri azalırken, iyi kolesterol dediğimiz HDL ve adiponektin seviyeleri de artacaktır. Yağ asidi parçalanmasının düzenlenmesinde rol alan bir protein hormonu olan adiponektin, özellikle damar sertliğini azaltıcı etkisinin yanında, kan basıncını düzenleme ve insülin direncini azaltıcı (anti-diyabetik) yönde fayda sağlayan bir maddedir." diye konuştu.

"KALP KRİZLERİNİ AZALTMA YÖNÜNDE AVANTAJ SAĞLIYOR"

Uzun süre aç kalmanın ilave faydaları ile ilgili de açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İyisoy, vücutta ateroskleroza yol açan inflamasyon maddelerini (homosistein ve CRP) azalttığını ve bunun uzun vadede kalp sağlığını koruma yönünde fayda sağladığını belirterek, "Oruç tutmanın ciddi anlamda kalbi koruyucu bir etkisi var. Ramazan ayında kalp hastalıklarının azaldığını, mevcut hastalıkların da daha fazla ilerlemeden gerilediğine şahit oluyoruz. Bu arada oruç tutmak ile insanlar sadece aç kalmıyor, manevi bir huzur buluyorlar. O da olabilecek kalp krizlerini azaltma yönünde büyük bir avantaj sağlıyor." ifadelerini kullandı.

"ORUÇ TUTMAMASI GEREKEN HASTALAR VAR"

Herhangi bir şikayeti olmayan, bir veya iki ilaçla rahatsızlıkları kontrol altına alınabilen kalp hastalarının oruç tutabileceğini söyleyen Prof. Dr. İyisoy, örnek olarak, stent takılmış bir hastanın sıkıntısı yoksa, ilaçlarını da iftar ve sahur gibi bir zamanda alabiliyorsa, orucunu çok rahat bir şekilde tutabileceğini ifade etti.

Bunun dışında kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve hipertansiyon hastalarının da herhangi bir şikâyetleri yoksa ilaçlarını yine iftar ve sahur vakitlerinde alabiliyorsa çok rahat oruç tutabileceğini dile getiren Prof. Dr. İyisoy, kesin tutmaması gereken hastaların da olduğunu belirtti. İyisoy, göğüs ağrısı olup özellikle son 6 ay içinde kalp krizi geçirmiş ya da 1 yıl içinde stent takılmış hastaların kesinlikle oruç tutmaması gerektiğini vurgulayarak, "Diğer bir hasta grubu da kalp yetmezliği hastaları. Belirgin nefes darlıkları varsa, özellikle yoğun bir şekilde idrar söktürücü ile birlikte birçok ilaç alıyorlarsa oruç tutmamaları lazım. Bir diğer grup ise, ilaçlara rağmen tansiyonu yeteri kadar kontrol altına alınamamış hastalar. Bu kişilerin de oruç tutmasını çok tavsiye etmiyoruz. Özellikle son 1 ay içinde ciddi hayatı tetikleyici aritmiler yaşayanlara da oruç tutmamalarını tavsiye ediyoruz." şeklinde konuştu.

Kalp hastalarının Ramazan ayında suyu ve tuzu çok dikkatli kullanması gerektiğini belirten Prof. Dr. İyisoy, en az 1,5 litre su içilmesini ve özellikle lifli besinler, sebze ve proteinden zengin gıdalar olmak üzere sağlıklı bir beslenme şeklinin izlenmesini tavsiye etti. Fazla yağlı ve karbonhidratlı gıdaları önermediklerini dile getiren İyisoy, "Çünkü bu tarz gıdalar hem kan şekerinin düşmesine (hipoglisemi) hem de kalbin beslenmesinin bozulmasına, hatta kalp krizini tetikleyen bir sürece sebep olabilir." dedi.