Merkez sağ Avusturya Halk Partisinin (ÖVP) yeni Genel Başkanı ve Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz'un mayıs ayında erken seçim çağrısında bulunmasıyla başlayan seçim sürecinde sona yaklaşılırken, göç, mülteci ve yabancıların ülkeye uyumu gibi konular siyasilerin en çok değindikleri başlıklar arasında yer alıyor.

Aşırı sağ söylemin büyük oranda siyaseti etkisi altına aldığı ülkede, yaşamın hemen hemen her alanında ırkçı ve islamafobik saldırılar hissedilir oranda artış gösterirken, kimi siyasi partilerin siyasi rant elde etmek için özellikle Müslümanlara ait kurumları tartışmaya açması tepkilere neden oluyor.

Farklı kurumların düzenli yaptığı kamuoyu yoklamalarına göre, 8,7 milyonluk nüfusa ve yaklaşık 6,3 milyon seçmene sahip ülkede, Kurz'un liderliğindeki merkez sağ ÖVP, yüzde 33'lük oy oranıyla birinci parti konumunda. Başbakan Christian Kern'in Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) yüzde 23-26 bandında seyrederken, aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisinin (FPÖ) yüzde 22-25 oranında oy alacağı tahmin ediliyor.

Ülkede 15 Ekim'de yapılacak seçimlerin ardından 34 yıldır koalisyonlarla yönetilen Avusturya'da yine koalisyon hükümetinin kurulması öngörülüyor. Yabancı nüfusunun 1,7 milyona ulaştığı ülkedeki 700 bin Müslüman, olası merkez sağ ÖVP ve aşırı sağ FPÖ koalisyonunun özgürlüklerini sınırlandırarak yaşam alanlarını daraltacağından kaygı duyuyor.

"Müslümanlar üzerinden siyaset yapılmasın"

Avusturya İslam Cemaati (İGGÖ) Başkanı İbrahim Olgun, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, belli bir azınlık üzerinden siyaset yapılmasının çok yanlış olduğunu belirterek, siyasilerin toplumun genelini ilgilendiren konulara yönelmesi gerektiğini ancak seçim kampanyaları yürüten partilerin göçmen ve yabancılar konusunu özellikle yoğun şekilde propaganda unsuru yaptıklarını söyledi.

Almanya'da geçen pazar günü yapılan genel seçimleri hatılatan Olgun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada, Müslümanlar ve azınlıklar üzerinden oluşturulan bir siyasi söylemin, sadece aşırı sağcı partilerin işine yaradığını görmüş olduk. Ne yazık ki toplumun tamamı bu durumdan zarar görüyor. Avusturyalı siyasilerden beklentimiz, azınlıklar bilhassa Müslümanlar üzerinden siyaset yapmamaları, toplumun tamamını ilgilendiren konulara yoğunlaşmaları."

Olgun, aşırı sağ söyleme sahip partinin hükümete gelmesi ya da koalisyon ortağı olması durumunda ülkede yaşayan Müslümanları zor günlerin beklediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Aşırı sağcı FPÖ partisi yıllardır, Avusturya'da İslam'ı tanımadıklarını ve kabul etmediklerini ısrarla ifade ediyor. Bu da şu anlama geliyor: 'Buradaki Müslümanları tanımıyoruz, buradaki İslami kurumları tanımıyoruz'. Bu da ciddi manada bizi endişelendiriyor çünkü devlet nezdinde bir muhatap bulamayacağımızı hatta kurumlarımızın kapatılabileceğini düşünüyoruz. Umarız bu tarz sorunlarla karşılaşmayız ancak aşırı sağın Müslümanlar üzerinden yaptığı propagandalar bizleri ciddi şekilde kaygılandırıyor."

Ülkedeki Müslümanların siyasete ilgisinin çok yetersiz olduğunu vurgulayan Olgun, Avusturya İslam Cemaati olarak Müslümanların demokratik haklarını kullanmaları yönünde her zaman telkinde bulunduklarını, ülkede meydana gelen her ciddi değişimden buradaki Müslümanların da doğru oranda etkilendiğini, bu nedenle Müslümanların oylarını kullanmak suretiyle toplumda görünür olmaları gerektiğini belirtti.

"Irkçı saldırılara karşı daha caydırıcı önlemler alınmalı"

Viyana İslam Federasyonu (İFW) Genel Sekreteri Harun Erciyas da son yıllarda yaşanan gelişmelerle Müslümanların siyasi kurumlara güveninin azaldığını dile getirerek, siyasetten öncelikli beklentilerinin özgürlüklerin kısıtlanmaması olduğunu ifade etti.

Erciyas, devletin ayrımcılığa maruz kalmış vatandaşlarına yeterince sahip çıkmadığına işaret ederek, "Bu yüzden birçok ayrımcılık vakasında mağdurlar şikayette dahi bulunmamaktadır. Yine kamudaki peçe yasağı gözden geçirilmeli. Müslüman sivil toplum kuruluşları olarak siyasilerle beraber çalışmaya hazırız. Bizim üzerimizden değil, bizimle beraber siyaset yapsınlar." görüşünü paylaştı.

Neredeyse bütün siyasi partilerin seçim konuşmalarında belirleyici unsurun göç, yabancılar ya da İslami kurumlar olduğuna dikkati çeken Erciyas, işsizlik, kadın-erkek arasındaki gelir eşitsizliği, yaşlıların bakımı, eğitim reformu gibi konular geri plana itilerek ülkenin gerçek sorunlarının tartışılmadığını söyledi.

Erciyas, ülkede hayatın her alanında etkili aşırı sağ söylemin kaygı verici olduğuna değinerek, Müslümanlara yönelik fiili ve sözlü saldırıların durdurulması için daha caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini kaydetti.

Müslümanların oylarını kullanmak suretiyle iradelerini meclise yansıtmalarının belirleyici olduğunun altını çizen Erciyas, Avusturya seçim sisteminde yüzde birlik oy farkıyla kimi partilerin meclis dışında kalabileceğini, bu nedenle her bir oyun kıymetli olduğunu ifade etti.

"Müslümanlara saldırmak oy kazandırıyor"

Avusturya Mısırlılar Cemaati Sözcüsü İbrahim Ali de son üç yılda başta İslam yasası ve uyum yasasıyla ülkede yaşayan Müslümanları olumsuz yönde etkileyecek değişimlerin yaşandığına işaret ederek, özellikle birçok Müslüman'ın oylarıyla desteklediği Sosyal Demokratların, Müslümanların hak ve özgürlüklerini savunma noktasında yetersiz kaldığının altını çizdi.

Ali, Avusturya'da ciddi oranda artış gösteren İslam karşıtlığı ve ırkçı saldırılara dikkati çekerek, "Anayasal hakkımız olan din özgürlüğümüzü herhangi bir kısıtlama olmadan yaşamak istiyoruz. Bizim oylarımız değersiz değil. Kim bizim haklarımıza sahip çıkıyorsa biz oyumuzu ona vereceğiz." şeklinde konuştu.

Ülkede seçimler öncesi siyasi atmosferi etkisi altına alan aşırı sağcı söyleme de değinen Ali, Avrupa genelinde olduğu gibi Avusturya'da da aşırı sağa ciddi kayış yaşandığını bildirdi.

Ali, "Aşırı sağcı FPÖ yıllardır Müslümanlara saldırarak oylarını arttırdı. Şimdi ise merkez sağ olduğunu iddia eden bir başka parti aynı yolu takip ediyor çünkü bu yol oy toplamalarına yardımcı oluyor." dedi.

 

 

(AA)