Dolandırıcıların rahat tavırları ve ortak tanıdıklarını bir bir sayması, emeline ulaşmasında etkili oldu.

Mağdurlardan Cemile Çelik, dolandırıcılıkla ilgili; "Biz Avusturya'da yaşıyoruz. 10 gün önce izine geldik. Bugün (dün) öğlen vakti zilimiz çalındı, ben de bir tanıdık gelecek diye kapıyı açtım, yukarıya koştu geldi, hemen kolonyayı aldı eline sürdü, elimize ayağımıza koşturdu, 'Ben sizin Avusturya'daki tanıdığın damadıyım. Benim bankaya şu kadar borcum var, o borcu yatırmazsam 110 bin lira yanacak' dedi. Benden 500-600 euro yada 2 bin 200 lira istedi. Kendisini hiç görmediğimi söyledim, buna karşın 'Ben sizin köylünün damadıyım' dedi" sözlerini sarf etti.

''DOLANDIRICIYA BİR DE KAHVE YAPTIM''

Cemile Çelik ayrıca; "Sizin köylünüz orada yaşıyor hep köylülerinizi biliyorum, senin oğlanı, damadını biliyorum deyince ben de yumuşadım. Sonra tanıdığın komşusu olan dünüre telefon ettim. O da 'Onun damadı güvenilir, ver' dedi. Ben, 'Oğlum seni tanımıyorum' dedim. Dolandırıcı, 'Ben sizi tanıyorum. Ağabeyimi iki kere gördüm' dedi, elimizi öptü. Bir de kahve yaptım, yarısın içti, 'İşim acele. En geç 18.30'da paranızı getireceğim' dedi, kalktı gitti. Parayı aldı, geri dönmedi" dedi.

''PARA ÇEKECEKSENİZ FOTOĞRAFINI ÇEKİN''

Cemile Çelik'in eşi Mehmet Çelik de olayla ilgili olarak; "Bugün (dün) saat 11-12 arasında bir kişi geldi. Tanıdığımız bir köylümüzün ismini kullanarak bizden para istedi. Biz de 2 bin 200 Türk lirası para verdik. Akşam 18.00'de getireceğini söyledi ama getirmedi. Sakın evinize gelen hiç kimseye para vermeyin; veriyorsanız da fotoğrafını çekin." açıklamasını yaptı.

 

Kaynak: Hürriyet