Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliğinde "Avusturya'daki Türkiye - Türkiye'deki Avusturya" başlıklı bir konferans düzenlendi.

Elçiliğin konferans salonunda gerçekleştirilen konferansa Avusturya'nın eski Dışişleri Bakanı Karin Kneissl, Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Ümit Yardım, modacı Atıl Kutoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Kneissl, burada yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki tarihi, kültürel ve siyasi etkileşimlere değinerek, 1960'lı yılların sonu ve 70'li yılların başında Büyük Ada ve İstanbul'da yaşadığı tecrübeleri anlattı.


İki ülke arasındaki etkileşimin en önemli örneklerinden birinin Viyana Diplomasi Akademisi olduğunu kaydeden Kneissl, 1754'de İmparatoriçe Maria Theresia tarafından kurulan akademinin ilk önce Orient Akademisi adıyla faaliyetlerini yürüttüğünü, buradaki çalışmalarda özellikle Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya devleti arasındaki diplomatik ilişkilerin çeşitli seviyelerde geliştirildiğini ifade etti.

Kneissl, iki ülke arasında tarihte yaşanan siyasi rekabetin karşılıklı etkileşime yol açtığını, Türk müziği, mimarisi ve modasına ilişkin ögelerin Avusturya sanat eserlerine yansıdığını söyledi.

Son yıllarda diplomasinin daha formel ve yüzeysel ilerlediğini savunan Kneissl, diplomatik ilişkilerin daha insani ve karşılıklı anlayışa dayalı olması gerektiğini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na teşekkür

Kneissl, ikili ilişkilerin ileriye taşınmasında diyalog, kurulan dostluklar ve ortak çıkarların belirleyici bir rol oynadığına dikkati çekerek, "Viyana ve Ankara arasındaki ilişkilere yeni bir sayfa açılmasında açık ve anlayışlı bir yaklaşım sergilemesinden ötürü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür etmek isterim." şeklinde konuştu.

Kültürel ve sanatsal faaliyetlerin toplumları birbirine yaklaştırdığına işaret eden Kneissl, bu anlamda 2021'de gerçekleştirilecek Türkiye - Avusturya kültür yılının önemini vurguladı.

Kahve kültürü yeni fikirlere yol açtı

Kneissl, kahve ve kahve kültürünün Türkiye üzerinden Avusturya'ya geldiğini anımsatarak, kahve kültürünün sohbet ve fikir alışverişine olanak sağlayan yeni cemiyetlerin oluşmasına yol açtığını, burada yapılan tartışmaların yeni fikir ve görüşlerin ortaya çıkmasına öncülük ettiğini anlattı.

Modacı Atıl Kutoğlu da Avusturya ve Türkiye'nin tarihte kader birliği yapmış, birçok ortak paydaya sahip iki dost devlet olduğunu kaydederek, iki ülke arasındaki ilişkilerin en yüksek seviyede olması temennisinde bulundu.